Tekil Mesaj gösterimi
  #6 (permalink)  
Alt 01-10-2007, 03:25
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart Benim için Sartre'da önemli olan

İlk idrak'taki işte tüm bunların farkındalığı içindeki Sartre'nin yine de kendine söylettiği bir bölümle bitireyim;

"Sanıyordum ki" dedi Jacques, "özgürlük insanın kendi isteğiyle kendisini içine attığı durumlara karşıdan bakmasından ve bütün sorumlulukları kabul etmesinden ibaretttir. Ama şüphesiz aynı fikirde değilsindir: Kapitalist toplumu mâhkum edersin bununla birlikte bu toplumda memursun, komünistlere karşı bir prensip sempatisi gösterirsin ama yine de kendini bağlamaktan kaçarsın; hiç oy kullanmadın, partili olmadın, direnişlerine katılmadın. Burjuva sınıfını kötülersin oysa burjuvalardan farkın yok, burjuvasın; burjuva oğlu ve kardeşi ve burjuva gibi yaşarsın...!
Mathieu bir işaret yaptı ama Jacques sözünü kesmesine izin vermedi:
"Ve artık uyanış çağındasın...!"


Öncelikle sorularıma iyi yanıtlar getirmişsiniz. Freud hakkındaki düşüncesini biliyordum ama Sartre için bizim algımız öncesi varolan şeylerin "hiç" bulunup bizim algılamamız, belki daha doğrusu üzerine bilinç geliştirmemiz sonrası anlamlandırmamız hem şeylerin doğasını görmezden gelmek bir ölçüde hem de özgürlüğümüzü abartmak. Ama işte Filozof tam da burada benim için önemli. Hangi felsefi duruş noktasından çıkarsak çıkalım ve özgürlük kavramı bizim için neyi ifade ederse etsin yukarıdaki, sizin alıntınızdaki durum içinde insan özgürlüğüyle kendini bağlamıştır insandır (özgür olmaya mahkum kalmıştır, eylemsizliği bile bağlanmak, seçmemesi dahi seçmektir) Ben Sartre'da bu özgürlük vurgusunun çok sık yapıldığını ve insanın şu ya da bu koşulu bahane ederek özgürlüğünden kaçmasının kötü niyetliliğinden bahsedilmesini sever ve eşdeğer ölçüde de rahatsız da olurum -ama bu rahatsızlık da iyi bir şeydir/iyimserlik sağlayabilecek bir potansiyeli içerir en azından.
Alıntı ile Cevapla