Tekil Mesaj gösterimi
  #9 (permalink)  
Alt 26-09-2007, 01:42
nbb. nbb. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
kim bilir
 
Üyelik Tarihi: 23-09-2007
Nerden: Rize
Mesajlar: 69
İmdi, felsefi ardalan da gerektiren bir konudaki düşüncenizi tek tümce ile yazarsanız, yanlış anlaşılmanızı kendiniz kaçınılmaz kılmış olmaz mısınız?

Dikkat edilirse, tarafımdan, Feyerabend düşüncesi de eleştirilmemiştir öz olarak yukarıda; Feyerabend ‘in bilim eleştirisine katkısına, henüz bilime ulaşamamış kültürlerin sakınımsız yaklaşımıdır eleştirime konu olan. Türkiye özelinde ise bu ve bununla birlikte de postmodern argümanlar, siyasi arenanın galipleri tarafından kendilerinin demokrasi karşıtı siyasetlerinin aklayıcısı olarak istismar edilmektedir. Sözünü ettiğim bu gerçeğin görülmemesi ise ancak malum siyasetlerin sahiplenilmesi ile mümkün olmaktadır kanımca…

Gerçek bir demokraside ‘hazır ol’a geçilecekse eğer, bu hazır ol, varılacak toplumsal mutabakat sonucunda, toplumun genel çıkarı için olabilecektir ancak. Burada da, devredilemez- kayıt altına alınamaz temel bireysel hakların korunması koşulu ile. Bu, en azından kuramsal olarak böyledir ve pratikte de böyle işlemesi, demokrasi bilincini özümsemiş halkın bilinçli katılımı ile olasıdır demokratik yaşama. Öbür yandan, maria’nın sözünü ettiği; dinin buyurduğu (buyuracağı) ‘hazır ol’a gelince; din, özelimizde de İslamiyet, yapısı gereği eleştirilemez ve karşı durulamazdır. Yani ne, bilim gibi eleştirilebilir ve ne de sahici demokraside olacağı gibi, ortak rıza ile yönlendirilebilirdir. (Şeriatın kestiği parmak acımaz.) Böyle olduğu için de, Maria'nın; " hazır ol'a geçmemizi isteyen din adamlarıdır…” demesinde bir mantığa aykırılık görmemekteyim ben…

Akıldır-bilimdir demokrasinin rehberi. Tabii, kuramda budur, bu. Pratikte-toplumsal birliktelikte de bunun böyle olması, yukarıda bir kez daha yazdığım gibi, halkın demokrasi bilincini sahiplenmiş, bilerek katılımı-yönlendirmesi-denetlemesi ile olasıdır… Yoksa, geçmiş çağların düşüncelerini bu zamanın parasal-teknik olanakları ile örgütleyerek, yedi yaşında çocukların kafasına türban dolayıp kişiliklerini cendereye sokmakla ne temel insan hakkı korunmuş olur ne de demokrasi, demokrasi!..

“Aklı/bilimi ülkenin tüm kılcallarına kadar hakim kılmalıyız " ( maria )

Biz boşuna kovulmamışız cennetten ki!..


sıyırdı yüzünü dünya / gördüm kimse ben değil
Alıntı ile Cevapla