Alıntı:
paradoX´isimli arızadan alıntı
Din, irrasyonel bir duruma ulaşmak için seçilen rasyonel olaylar bütünüdür ikisi birbirinden farklı olduğu için Türklerin dini inanışı şamanizm denemez sadece türklerin gerçeklerştirdiği bir ayimdir şamanizm ama inançlarının bütününü bu isimle adlandıramayız. İlk dini diye anlattığınız kısıma katılıyorum zaten ondan sonrada inançlarına da en yakın olan müslümanlığı abbasilerin hoşgörülü yaklaşımları sayesinde benimseişlerdir.
|
İşte bu yazıyı tam bu noktadaki çelişkiye dikkat çekmek için koydum ancak nedense farklı yönleri tartışıyoruz.
Tarih kitaplarında, Türklerin kitleler halinde islamiyeti benimsemelerinde önemli bir etken olarak, müslümanlıktaki Allah kavramıyla, kendi gök tanrı inançlarının hemen hemen aynı manaya tekabül etmesi ve bu inanışın islamiyetle çok benzeştiği faktörü gösterilerek Türklerin islamiyetten önce islamiyeti yaşadığı savunulur ki bu yanlıştır ve aşağıda fenasi hocamın da bahsedeceği gibi sağcı aydınların(!) durumu kurtarmak adına çarpıttıkları bir tez olmaktan öte gidemez.
Şamanizm, ata ruhlarına, doğa varlıklarına(tanrıları ve doğayı bir bütün olarak görür) tapınmaya dayanan eski bir Asya inancıdır ve Türkler hiç de islamiyeti bize okullarda öğretildiği gibi hoşgörü ile, seve seve falan karşılamadı, bu aksine pek kanlı bir şekilde oldu.
Tartışma noktamızın bu olması gerekirdi..
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."