Tekil Mesaj gösterimi
  #7 (permalink)  
Alt 23-09-2007, 02:14
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Bir okuma pratiği oluşturan insanların "yazarları-ozanları" bir süre sonra belirginleşir...Birden çok dil biliyorsanız, sizin yereliniz bildiğiniz dillercedir. Yok Türkçe'den başka hakim olduğunuz dil yoksa (ki ben Shakespeare okuyamıyorum mesela İngilizce biliyorum desem de, lakin edebi anlamda metinleri kavramak çok başka bir muvaffakiyet) önce kendi dilinizdeki eserlerin temellerini sıkı sıkı atmalısınız derim; divan edebiyatı, halk edebiyatı, çağdaş şiir bilmeden, bunları kendi dilinden okumadan; Yunan şiirini ya da Amerikan edebiyatını algılamak güçtür; tabii bunlar işi ehil anlamda ciddiye alanların işi, has okurun ve yazıcının...Diğer okuyucu çevresi karma model izlerler, ama asla temelleri sağlam bir okur olamazlar...

Nescafe içmemek, cola tüketmemek, İslamî ya da Milli değerlere sahip çıkmamaksa işin çok başka boyutu, kapitalizme karşı duruş...Ben daha çok Edebiyattan bahsetmeye çalışmıştım...

Dünya Klasiği vs türü etiketlendirmeler, satış taktiği olabilir, kişi kendi klasiklerini kendi oluşturur, antolojistlerin ve seçkicilerin isimleri burada çok mühimdir...Ama şu da muhakkak ki, hakiki okur-yazar'ın oluşturduğu seçki evrensel seçkiye paraleldir...(Örneğin bakınız: Borges'in "Babil Kitaplığı" dizisi...)
Alıntı ile Cevapla