Tekil Mesaj gösterimi
  #103 (permalink)  
Alt 22-09-2007, 01:22
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Duyu ve duygu'yu karıştırmasak daha iyi olacak gibi. Nasıl ki Possible_outside "içimizdeki hayvan"dan bahsederken, canlılar arasındaki türlerden ve nihayet cinslerden söz etmediği gibi ve benim ettiğim gibi. Oysa yukarıda çok daha evvelki sayfalarda, hayvan ve insanın çiftleşmesinin aynılığından bahis açılmıştı, benim karşı olduğum buydu.
Hayvanın duyularıyla çiftleşmeye dahil olmadıklarını, insanlarınsa en azından duyularının rol oynadığını, içgüdü ve güdü, dürtü ayrımının da burada ortaya çıktığını yazmıştım.

Lilith hayvanların koklaşmalarından, cilveleşmelerinden bahsetmiş de, o çiftleşme eyleminin nedeni değil, sürecidir, başlamıştır zaten...Hayvanlarda seçicilik bu anlamda yoktur, yalnızca çoğalmak amacıyla çiftleşirler; bakınız hayvanların çiftleşme mevsimlerine.

Oysa insanda evrimleşen usuyla beraber böyle bir mevsimsellik söz konusu değildir, insanlar için çoğalmak ikinci plandadır çoğu zaman.
Örneğin karadulları düşünün, çiftleştikten sonra erkeğini yiyen hayvan türü, eğer bu insanlar için de geçerli olsaydı, acaba erkekler dişilerle yine de çiftleşebilecekler miydi?
Sorunun yanıtı doğal olarak hayır; çünkü insan türü ussaldır. Çiftleşmede ilk amaç, türün devamlılığını sağlamak değil dürtülerin boşaltımıdır. (Hoş haz için sevişen yunusların da olduğunu duymuştum)
Hayvanların çoğalma saiklerinin dışında zorla-deneysel amaçlı çiftleştirildiklerini de duymuşsunuzdur, örneğin kedi ailesinden gelenler bu dönemde doğan yavrularını yemektedirler.

Aslında possible_outside ile başından beri aynı kuramın, farklı yorumunu paylaşıyoruz, farketmiştim bunu

Erkeklerin her önüne gelenle çiftleşmesiyse, yanlış ya da eksik bir kanı. Pratikte de. Duyularla duyguları ayırınız Fenasi, lakin hiçbir erkek, duyularına hitap etmeyen bir dişiyle de sevişebilemez. Possible_outside "adilik" demiş buna da(şaka sanırım), ben ideal çiftleşme diyeceğim. Ötesine berisine, kenarına köşesine iliştirdiklerimiz, süslediklerimiz asıl bu doğal ritmi bozucu etkiler, neler bunlar; başta duygular ardından sevgi güven aidiyet ve nihayet kurumsallık ve mülkiyet gibi bir dolu zincirleme etiket. Duyuların olmadığı çiftleşme halleri asıl kaideleri bozmayan istisnalar, neler olabilir; para karşılığı iş görme, gördürme, erkekliğini ispat amaçlı ilk bakirlik hamlesi vs, vd, vb ki bunlara da çiftleşme demek olası değil...Bunun dışında hiçbir duyguya, gelecek kaygısı ya da yaptırıma düşmeksizin, yalnızca duyularına hitap eden karşı cinsle çiftleşen dişil ya da eril tavırlar vardır. Erkekleri bu anlamda suçlamıyorum ben "yaptıkları için", kadınları da horlamıyorum "yapmadıkları için"...Ya da tersi...

Lakin hâlâ Possible'ın tüm çiftleşmelerin nihayi amacı "çoğalmak"tır tezini anlayabilmiş değilim...
Alıntı ile Cevapla