Konu: Şiirlik
Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 17-09-2007, 14:42
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Lilith Lilith isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
Standart Şiirlik

Gece ve Şehir

Son sözler söylenmeden, vedasız dönüyorlar kapılardan
kendi masalında kahraman olamamış birileri,
nasıl bölüşür ki geçmişi örten gecemi.

Ve artık gecenin sonunda
-beklenmedik birşeyleri beklemekten vazgeçip-
hayatımı baştan başa dolaşan yorgun şehre açıyorum
penceremi

Günaydın ruhumun kusursuz benzeri, gün günden içine dönen şehrim.
İçimi acıtan sessiz bakışlarını sevdim senin, solgun yüzündeki eksik gülüşü...

Günaydın anlamını aradığım hayat, gölgeli bahçe, üşüyen çıplak ağaç.
Günaydın için için sevdiğim sevgili, çocuk yağmur, yokuşun peşinden koşan rüzgar...

Şehrin kalbinden uzak, kederli bir sokak kadar yalnız,
son sözler söylenmeden, vedasız dönüyorlar kapılardan
-Hadi bir iyilik yap da kendine ve şehre, gece çık-
diyor içimdeki öteki
-seyret, şehrin gözlerinde suretini.

Oya Uysal


Gece Tanıklığı

Gece uzun
gece her an yeni birine kavuşmak gibi
Ey kentlerin ulu meydanları
uzayan bulvarlar, hüzünlü gömütlükler
şimdi kelimeler tek yurdum benim.
Geceleri ay ışıklarıyla bölüşürüm şiirlerimi
büyür içimdeki çocuk, keskinleşir dil
yürürüm denizlere, içimin ağrısını bırakarak sulara
böylece yalnızım, yüreğim bahar göğü, yüzüm çekimsiz fiil.

Balkonlarda yaseminler, sardunyalar
eğilip kokluyorum, içimde tarifsiz bir arınma
ve her sabah bir bulutla çıkıyorum sokaklara
en yalın arkadaş çünkü, içimdeki nehrin dışa vuran buğusu

yürüyorum arınmış suların elinden tutarak
hiçbir günaha taşımıyor yüzümün alnacını.

Diyor: istersen sana da verebilirim
gökyüzünün bana hırka olan şu derin mavisini

Gece uzun
gece her an yeni güneşlerin doğum sancısı gibi.
Karanlık, sonsuz nehirlerce akarken gündüze
sevgilim, yatağımdaki sıcaklığı bırakıp
işine koşturuyor, vardiyasına ayrılığın...
Ben oturup dostlarıma mektup yazıyorum
bütün sözcüklerin pasını siliyor mürekkep!

Gece, ah derin yalnızlığım!örtünüyor gizemi
ve bana adını veriyor bu hüzün tiryakiliği
katıyor lezzetini tüm çıplaklığıma

Ölümümde gece olsun: derindir gece ölümü
nasılsa biten her ömür, tuzak sorular gibi kalır

düşer gölgesi kentlerin erinçsiz kollarına
sonsuzluğun kara tahtasına resimleri çizilen.

güz ve gece en büyük aşkım benim!

Soluğunu bana bırak ey küskün şehir
taslak bir intihardır yüzüme vuran şavkın
bıktım, kırılan bir çizginin izini sürmekten
yüreğimi kuşatan her sevgi
yeni bir infilak şimdi.


Bu Gece En Hüzünlü Şiiri Yazabilirim / Pablo Neruda

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim.
Yokluğunu düşünüp, yitmesine yanmakla
Duyup geceyi, onsuz daha engin geceyi.
Ota düşen çiy gibi, düşmekle şiir cana
Ne gelir elden, sevgim onu tutamadıysa.
Gece yıldız içinde, o yoldaş değil bana
Hepsi bu. uzaklarda şarkı söylüyor biri.
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca
Gözlerim arar onu, yaklaştırmak ister gibi
Yüreğim arar onu, o yoldaş değil bana

Artık sevmiyorum ya nasıl, nasıl sevmiştim
Sesim arar rüzgarı ulaşmak için ona
Ellere yar olur. öpmemden önceki gibi.
O ses, ışıl ışıl ten ve sonsuz bakışlarla
Artık sevmiyorum ya severim belki yine
Ne uzundur unutuş ah ne kısadır sevda
Böyle gecelerde kollarıma aldım çünkü
Yüreğim dayanmıyor yitmesine kolayca

Belki bana verdiği son acıdır bu acı
Belki son şiirdir bu yazdığım şiir ona


ADAM
O şehre davrandığın gibi davran bana da
O şehre gittiğin gibi bana da git uçarak
bana da in, bana da kon ve el salla geride
bıraktığına: Elveda benim küçük adamım!
ufacıktan bir şehri nasıl adam ettinse,
Sevdinse adam gibi, beni de o şehir gibi
sev! Korkma sakın, adam etmez aşk beni,
geç benden, benim de köprülerim var,
aşkı seyret oradan, dalgın günüm geçiyor,
benim de gecelerim var, danset, eteklerin
fırdönsün, sen bana dön, bana eşlik et,
benim de sabahlarım var, uyanmaya ne saat,
ne telefon, ne kapı: bisikletin zilini
dizlerini kanatan bir deli kız çalsın yeter ki!
Benim de parklarım var, uzanıver salkımsaçak
üstüme, dalımdan tut, benim de yapraklarım var
güneşli gövdene müjde eli kulağında bahar,
benim de şiirlerim var, aşk konulu, senin
o şehri sevmene benziyor, seni sevmeye
benziyor adamakıllı serserin olana kadar

Bir şehri kıskanıyorum, benim böyle neyim var?

Haydar Ergülen.


Bu son şiirin hayranıyım..

sakıncası yoksa seçtiklerim ve sevdiklerim..daha da seçeceklerimden öte.


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla