|
"Yalnızlık bir düş müdür insan için?" Soruya bak be! Mükemmele yakın kurgulanmış... ne duygular, ne tasarımlar uyandırdı bende. Ama ardından detays ile ayaklarım yere bastı -biraz:Yalnızlık düş olsa idi her sabah uyandığımızda yine yalnız ve bir başımıza olmazdık.. Düşenler için kabustur, umutsuzluk ve yarınsızlıktır yalnızlık... veya osslem'den yine derialtı şehirlerine inerler
ve kendileriyle tanışırlar her gün,
her saat, her dakika, her ân,
her canavar veya bu da ches'ten Herşeyin kaynağı bu değerdi bizdik asıl olan...
Herşeyi yaşamaya hazır...
Giderkende adını gene bizim koyduğumuz ...
Karanlığa gidiyorum dediğimiz...
Onu yaşamayada değmez mi acaba ?
Karanlık...
Karanlık ...
Karanlık...
İnsanlar senden korkar olmuş...
Biz yalnız kartallardan değiliz, sosyal maymunlardanız. Yalnızlık bizim tensel tarafımıza aykırı. Şöyle sert, ayıltıcı haklılıklar barındıran sözleri üzerime alınabilirim rahatlıkla:Tamam bazen isterik olarak insan yalnız kalır ama bu durum genelde geçicidir Detays'a bu vahşi çözümlemede içerilen korkutucu doğru için teşekkürler. Yalnızlık bize hep düşüş, karanlık kavramlarını getiriyor işte. Onu hiç şöyle mutlu, esenlikle dolu bir kafa ile övemiyoruz. Ben kendimle çelişsem bile her insana öneriyorum: Çelişin n'olacak, kişiliğinizin bir tarafı hep yalnız olsun, tekrar tekrar yalnızlığını istesin. Bir çok yalnızlık anı vardır ki insan o anlarda en çok varolduğunu hisseder, en çok kendi olur ve en çok kendine birşeyler kattığı anlar bu anlardır. Olumsuz duygulanımlar da herhalde yalnızlıklarımızın bu sosyal hayvan olan içimizdeki maymuna ödediği bedel olsa gerek.
|