|
şuna her zaman uyuz olmuşumdur: adam bilimi sonuna dek kullanır, der ki bak bu sperm şöyle böyle yapıyor, dna yapısı şöyle, sol elli protein vs... sonra der ki bütün bunlar tesadüf eseri mi... güzel. ama sonradan şöyle bir ayeti göstererek bütün bunları kuran'ın gerçekliğine kanıt sayar "o göktekilerin ve yerdekiler yaratıcısıdır."
hani nerede dna ? hani nerede gulf stream akıntısı ?
şimdi, bir tanrının varlığını kabul edecek olursanız ve bu tanrının anlaşılamaz, yargılanamaz, sadece ve sadece koyduğu kurallara uyulabilir bir şey olduğunu söylerseniz ben bir kitabı açıp okumakla ne anlayabilirim ki ? o tanrının iyi olduğunu varsayamam, kötü olduğunu varsayamam, benimle ilgilendiğini varsayamam, onun hakkında ne iyi, ne kötü, ne nötr hiç bir ön yargım olamaz. çünkü o tanrı olarak benim ön yargılarımın ötesindedir. isterse/istediyse pek ala insanları yaratır sonra da ilgilenmez ve insanlar sadece ölürler. o senin egonun ötesindedir. sırf bir tanrı tarafından yaratıldın diye sabah akşam seninle ilgileneceğini de nereden çıkardın ? yok sağ omuz da bir melek sol omuz da bir diğeri işleri güçleri yok senin yaptığın işlerin semeresini tutuyorlarmış... sonra da intikamcı tanrı onun dediklerini yapmadın diye seni 35 kere konsantre alevlerde yakıyormuş... buna mı inanmalı bilim yerine ?
anafikir şu: bir mucize görmediğin sürece, tanrının kendisi sana görünüp şunu bunu yap yoksa oyarım demediği sürece bir kitabı açıp okuyarak hiç bir mantıklı sonuca varılamaz. çünkü herhangi bir kitabı okuyup anlayabilmek için, daha doğrusu bahsettiği şeylerin gerçek olup olmadığını söyleyebilmek için o konu hakkında belli bir bilgi seviyesinde olman gerekir. peki tanrı hakkında ki bilgi seviyen nedir ? geri dönüyorum; onu yargılayamazsın, onun nasıl bir tanrı olması (zorunluluk kipi) gerektiğini söyleyemezsin. öyleyse okuduğun şeyin ne olduğunun önemi yoktur. x bir tanrı sana kitap göndermek zorunda da değildir. sırf beş kitap var diye birinin, ikisinin, hepsinin doğru olması da gerekmez.
bilginin eksikliği hakkında emin olabilirsin ancak. neden sorusunun sonu gelmez. her şeyden bir tanrı çıkartılabilir. yeter ki yeteri kadar her sorunun cevabını bir başka soruyla karşıla: neden ? dünya nasıl oluştu ? evren nasıl oluştu ? big bang'den önce ne vardı ? peki tanrı nasıl oluştu ? ama bu soruyu soramazsın, olmaz.
sağa sola giden aptal spermin zekasının nereden geldiğini sorgulayan beyin nasıl olur da sınırlarını dahi çizemediği, kavramsallaştıramadığı ve hatta hatta aslında düşünemediği bir şeyin nasıl var olduğunu sormaz ? çok kolay, çünkü baştan beri bir şeyin olması lazımdı. yoksa nasıl açıklayacağız varlığın sebebini? ha, öyleyse şu mu: en başa en saçma en gerzek en beyinsizce bir sebep koymak zorunda kalındığında yapılması gereken şeydir?
|