başörtüsü - şeriat eşitsizliği
soru: başörtüsünden niye korkulur ?
cevap: çünkü başörtülü bir çok kadının bulunduğu yerde diğerleri rahat edemez ve hatta dönüştürülür. bu da şeriatın ilk basamağıdır ?
şimdi, bu nokta da benim anlayamadığım şey şu; bir insana başörtüsü giydirmek (evet bu bile başlı başına kişisel haklar anlamında bir tacizdir[ama]) onu şeriata/islama inandırmaya yeter mi ? bu argümanın hiç de yeterli olmadığını düşüneceksiniz ilk olarak ama daha bitmedi. peki bu şeriata/islama inandırma işlemini bir kadının kafasına bir örtü bağlamadan yapamıyor mu bunlar ? yani beyin dediğimiz şey şeriat'a ancak başörtüsü kullanıldığında mı ikna olur ?
sakın ola ki başörtüsünü savunduğumu düşünmeyin. daha çok şunu sorguluyorum; başörtülü ya da örtüsüz, ne farkediyor ? sanıyor musunuz ki başörtüsü takmıyorlar diye tüm üniversite gençliğini islamlaştırmak/şeriata dahil etmek isteyenler şöyle diyor: tüh, başörtüsü takamıyoruz ki. nasıl inandıralım insanları ? bu saçmalığın daniskası.
ve bu saçmalığın daniskası olduğuna göre sormak isterim. nerede bunlar ? şeriat seferleri ? laiklik düşmanları ? yoksa onlar, ya da çok büyük bir bölümü, sadece gerçek laikliği arzulayanlar mı ? bana sakın ola ki yılda bir iki kez meydana gelen üniversite kavgalarından dem vurmayın... başka konularda da üniversiteler de kavgalar çıkar. din konusundan çıkması kadar doğal bir şey de olamaz. her zaman için bir kaç fanatik ve bunlardan korkanlar olacaktır. bu insanların istedikleri gibi giyinmelerine engel teşkil etmemeli.
ben bıktım usandım bu saçmalıktan. burada allaha kitaba ve istediğiniz her şeye ana avrat küfür edebilecek kadar da manyağımdır. isteğiniz yeter. beni başka bir şey sanmayın diye söylüyorum bunları. üniversitedeyken az sakalından tutup kafa atmadım anzorotlara. ama gerçekten saçma işler bunlar.
anafikir: insanları bir şeye inandırmak için baş kısmının üst kısmını bir bez parçasıyla sarmanıza gerek yoktur. öyleyse...
|