|
Şayet ekine bağlı adımlar atıyorum bak yine.
Gidersem../
Gelirsem../
eğer////
Yürürken başım yere eğik.
Mermerdeki kareciklerin üzerine basmamaya çalışıyorum.
Yoğun bir çaba..
Boş ama..
Her defasında bir parçam içeride kalıveriyor.
Hesaba kitaba uymaz birşey bu.
Ama resmen dert oluyor,takıntı oldu sanırım..
++
At gözlükleri takmaya karar veriyorum yataktan kalkar kalkmaz.
Belki o zaman daha az görürüm ,görmek istemediklerimi.
Ama bu çinli bilge peşimi bırakmayacak hiç biliyorum,hemen ''kaçmak düpeüz bu'' dercesine beynimde çınlıyor çinli bilge düşünürün abzürdükleri.
(Abzürdük diyorum ya maksat ukalalıkla sinirlendirmek ama adam bilge,beni çokta tın değil mi ama)
++
Şart ekine bağlı cümleler kurduğumdan mıdır bilmem ama göğsüme bir ağrı iniverdi son bir saattir.
Bayağı da ağır üstelik.
Böyle avuçlanıp atılacak gibi de değil üstelik..
++++
Güzel bir müziğin sesi ile kendimi,kendimden geçmeye zorluyorum.
Şu kafamdaki hayvan neden ben söylemeden anlamıyor ki hiçbirşeyi,sitem ediyorum..
Herşey yeterince komplike iken,birde zihin denen hayvanatı eğitme görevini üstlenmek koymuyor değil bana.
(Yok mudur acaba bunu bir eğitilmişi,şöyle hazırından)
++
Derin nefes al,bak buradasın.
Şayet gidersen..
Şayet..
Bir adım at.
Bak hala buradasın.
Şayet gelirsem.
Şimdi nefesini ver.
İşte buradasın.
(Bak bunları yazmaktasın,göğsünde o ağrı aynı şiddeti ile kalp kapakçıklarını zorlamakta ve karşındaki pencereden karanlık çökmekte içindeki boşluklara,üstünü ört onlarla,sıkı sarın,ama sakın uyuma)
Mum alevinde ısıtıyorum senli bekleyişlerimi..
ve seni,
dördüncü perdede öpüyorum dudaklarından..
Hangi köşeyi zaptetmişsin ki acaba dönerken karşımda senı buldum..
Konu osslem tarafından (15-08-2007 Saat 18:47 ) değiştirilmiştir..
|