Çok bilmişlik olmasın da hoca dilekçe kısaca yazılı istek olur ve o evlere gönderilmez, resmi kurumlara falan verilir. Örneğin mahkemeye dava açmak için dava dilekçesi olarak verilir. Senin eve gelse gelse tebligat gelir. Postacıya burada yok dersin bulamazlar, dava uzar. Daha sonra da resmi gazeteye falan ilan verilir yamulmuyosam. İşte o zaman zıçtığının resmidir 
Hayır bize mütemadiyen geliyor ordan biliyorum.
Tepkim ne olurdu?
"Hoca onu da şunların arasına bırak. Nereyi imzalıyorum" gibi bir şey olurdu  eyes:
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|