Birisi intihar etmek üzere. (Tanıdığınız ya da tanımadığınız. Kişi önemli değil.)
Yanına gidiyorsunuz.
Ona yardım etmek, onu bu kararından vazgeçirmek istiyorsunuz.
Onun elinde bir silah var ve silahı kafasına dayıyor.
Onu intihardan vazgeçirmek için dil döküyorsunuz, "yaşamak güzel" şeklindeki kalıp cümleleri söylüyorsunuz... Tam bir sinir ve sabır testinden geçiliyor...
Siz konuşmaya devam ederken...
Birden... Elindeki silahı size doğrultup tetiğe basıyor.
Mermi, aksi gibi tam da kafanıza saplanıyor.
Artık o andan itibaren, ne cilalı öğütleriniz, ne de vazgeçirmeye yeltenen cümlelerinizin bir faydası var.
O sağ. Ama siz ölüsünüz. Böyle olması aklınızın ucundan bile geçme(z)di.
O ne yapar? Hiç kimse bilmiyor.
