Tekil Mesaj gösterimi
  #5 (permalink)  
Alt 10-01-2012, 01:01
Kafadar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kafadar Kafadar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-10-2011
Mesajlar: 198


Şu "cenaze töreni" diye tabir edilen tuhaflıklar aleminde beni en çok eğlendiren bir dolu olay arasında biri var ki.. değme komedi gösterilerine taş çıkartır valla..Nedir o şey?
Ünlü cenazeleri..

Şimdi efendim, malumunuz arabesk şarkı icracısı Azer Bülbül hayatını kaybetti ve kalabalık bir cenaze töreni ile uğurlandı..Böyle ünlü cenazeleri çok ilgi çeker genelde... katılan ünlüler ölünün arkasından ne gibi şeyler söylerler merak edilir..
Tabii normal ünlülerden bahsediyorum çünkü bu ünlü Nihat doğansa işler tamamen değişir heheh ehehhe
Çünkü Nihat doğan sadece konuştuklarıyla değil, sustuğu anlarda da komiktir...Evet işte konuyu bu yüzden açtım canlarım benim..
Nihat doğan bitanedir..
Soruyorum size hangi ünlü, program çekimleri gereği bir adaya gidip ülkesine olan özlemini onun gibi dile getirmiştir..
İşte ufak bir kuple;
inanın hiçbir şeyi özlemedim.
ne yemeği özledim, ne içmeği özledim.
ne her sabah uyandığımda seve seve koştuğum kahvaltıyı özledim
ne o tulum peynirini özledim.
ülkemi özledim.
ezanların sesini özledim.
ülkemin havasını özledim suyunu özledim. insanlarımın yüzünü görmeyi özledim o metroda koşan insanlarımı özledim...birbirine yollarda bağıran insanları.. korna seslerini özledim ben her gece sabahlara kadar dualar ediyorum bilmiyorum daha ne kadar dayanabilirim bu hasrete..

hehehehh heheheheh
Ne yalan söylim yıllarca kaldım gurbette ama özlemimi hiç bir zaman bu şekilde dile getiremedim..Adam tulum peyniri diyor yav hehhe ehh
O dillere destan Somali ziyaretini yazmıyorum bile..

Herkes bu adamı konuşuyor..Sözlükler, video sitelerindeki yorumcular, facebook insanları herkes ama herkes..ee ben durur muyum hiç? bittabi ben de..
En çok sorulan sorulardan biride 'cenaze töreni gibi hüzünlü bir olay, Nihat doğanla nasıl bu kadar komik bir hale gelebiliyor' sorusu..

Siz daha yeni soruyorsunuz habuse ben teee yıllar önce sormuştum bu soruyu..

bundan yıllar yıllarrr önce de Nihat doğanın, babasının mezarını ziyaret edişini aynı ifadeyle setretmiştim..

sırıtarak..

Adam, dizlerine kadar uzanan mafyavari beyaz kaşkolu ve jilet gibi takım elbisesi artı elinde çiçeğiyle tam bir Kadir inanır filminden çıkmış gibiydi..
Mezarlığın merdivenlerinden inerken öyle bir forsu vardı ki rahmetli alcapon görse kendinden utanırdı..

Her şey önceden planlanmış gibiydi.. Kamera açısı, Nihat doğanın hali, tavırları, kurduğu cümleler.. sonra ağladı bunlar.. Ama öyle böyle bir ağlayış değil artistik bir ağlayıştı bu.. Tıpkı filmlerdeki gibi poz vere vere... Karizmasından bir şeyler eksiltmeden, hatta ilave ederek..

İnsan babasının mezarını ziyaret etmeyi hangi düşünceyle, hangi kafayla şova dönüştürür ?
Niye kameramanları çağırır?
Nihay doğan kafası işte..

Şaka maka bir tarafa, samimi olmayan bir şeyler var bu adamda..
Yaptıkları ilgi çekmeye çalışan çocukları andırıyor..
Peki işe yarıyor mu?
Hem de nasıl..

Neyse yav iki cümle daha yazıp bitireyim mesajımı..

Azar bülbülün ölümüne üzüldüm hatta ölüm sebebi açıklandıktan sonra biraz da acıdım aslında..
Acıma duygusu garip şey tıpkı bir ödev gibi..Ödevini yapan Allah katında daha iyi bir insan olacağını düşünüyor, rahatlıyor galiba...
Alıntı ile Cevapla