|
ne demiş şair "ne ölümden korkmak ayıp ne de düşünmek ölümü"
Herkes bir gün öleceğini bilir ama vakit yaklaştıkça pişmanlıklar boyunlarına öyle ağır zincirler olarak asılır ki aynı insanlar oturup bir çıkış yolu aramaktan deli gibi korkmaktan başka birşey yapamazlar işlevsiz hissettiklerinde.
Ölümden korkmak belki yersizdir, gelecektir alacaktır seni ve sen bilirsin kimsenin bu dünyada sonsuza dek kalmadığını benim inancıma göre insanlar bunun için sonraki bi yaşama inanmak isterler varlıklarını devam ettirmek isterler. Çünkü bu bizim en temel iç güdümüzdür.
Ölümü kucaklamak cesaretten fazlasını gerektirir bence ondan korkmamak herşeyi kaybetmek ya da yaşayacak gücü azmi, yapacak işleri kalmamaktan yahut ölümünün birşeyleri değiştireceğine inanmaktan geçer.
Maneviyatta tanrıya inananlar ölüme hazır olurlar vakit geldiğinde genelde ağızlarında o malum kelimeler olunca sanki bir ışık onları kucaklayacakmış gibi (mutluluk burdan geçiyorsa belki inanmayanlar da inanmalılar ama kendimden biliyorum bazen inanmak isteyince bile inanamıyorsun). Ama yine de herkes korkar ki... Hem korkmak elden gelmeyen birşeydir, aşık olmak gibi doğaldır, sevinmek gibi, gülümsemek gibi, huzurlu olmak gibi.... Korkmak belki de insan olduğunu hissettirir insana, korktuğu için iyi şeyler yapacaksa bırak yapsın, gitmek için kendini hazırlayacaksa bırak hazırlasın.. O onun yaşamı ve bir gün sen de onun gibi ölürken kim bilir ne düşüneceksin
|