Tekil Mesaj gösterimi
  #3 (permalink)  
Alt 01-06-2011, 00:57
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,756
Alıntı:
DevletDusmani´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Forumun amına koyam da şu "Zana'nın söylediklerinden milliyteçilik devşireyim" özenli incelemesinin yarısı bunlara gösterilse hiç olmazdı bile bunlar ya neyse.

Ama yine de isabet olmuş konuyu güncellemen hocam. Hani hala uzaktan uzaktan "cemaatçi" "aidiyet" diyenler de okusun. Nerelerden gelmişler.

Şölee bi nostalji yaşasınlar...
ya ne devşirecektik pardon? marksizm mi anarşizm mi?

aha bak, kemalizm hayranı yalnızca türkler değilmiş:


Açıklamasında Mustafa Kemal’e de övgüler düzen Abdullah Öcalan, “Mustafa Kemal Türk ve Kürt halklarının menfaatini çok iyi bilen, özgürlüğe en yakın duran liderdi” dedi. Mustafa Kemal’in Türk milliyetçisi olmadığını söyleyen Öcalan, “Mustafa Kemal ne Türk milliyetçisi, ne solcudur ne de başka bir şeydir. Mustafa Kemal öyle söyledikleri gibi çılgın bir Türk de değildir. Son derece akılcıdır” ifadelerine yer verdi. (oy oy)


Öcalan'dan Atatürk'e övgü - ÖZEL HABER / Belge Haber

yetmemiş dtp dışı kürt örgütleri demediğini bırakmamış ve bu konuda benzer alıntılar yapmış :



DTK’nın taslağı Öcalan’ın kafa karışıklıklarının tezahürüdür

Rizgari - DTK’nın taslağı Öcalan’ın kafa karışıklıklarının tezahürü

'Pankürdist bir proje olarak tamamen ütopya'

- Ne demek bu?

Müthiş bir toplumsal tasarım çiziyor. Soru şu; peki bu “müthiş” sistemleri nerede yeşerecek, büyüyecek ve kök salacak? Onlar da Türkiye gibi sorunlu bir devletin içinde özerk bir parçanın kusursuz işlemeyeceğinin farkındalar ki, “Demokratik Türkiye Cumhuriyeti” gibi bir ibareye yer vermişler. İddiaları şu ki, bu tasarım demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nde işleyecek. Burada ya bir lapsus (dil sürçmesi) olmuş ya da akla şöyle bir şey geliyor: Hani Kemal Kılıçdaroğlu, “Kürt meselesinde şu atılımları yapacağız” dediğinde “Nasıl yapacaksınız bunları?” diye soruyorsunuz. O da cevap veriyor: “İktidara geldiğimizde görürsünüz.” Taslaktaki “Demokratik Türkiye Cumhuriyet’inde özerklik yürüyecektir” kaydı da bana bunu hatırlattı. Yani Kürt projesinin işlemesi, gerçekleşmesi zor bir başka şarta bağlanmış. Bir garip nokta daha var; “diplomatik ilişkiler” başlığını düşmüşler. Hedef ülkeler belli; Irak, İran, Suriye… Şimdi o zaman bu aynı zamanda Pankürdist bir proje demektir. O halde tümüyle ütopya

hele ''nasname'' adlı sitede yer alan şu eleştiri çok ilginç:

HAK-PAR, KADEP ve TDŞK’nin “birlik” adı altında Öcalan’a,
dolayısıyla Kemalizm’e biat etme kararı,
bu yapılar içinde yer alan
yurtsever/devrimci insanlar tarafından sindirilmedi ve bu yanlış karara
hayır denilerek Kürdistani bir tepki gösterildi.

hadi sıkıysa öcalan'a ''utangaç kemalist'' de. ''beyaz kürd''e de razıyım

bak, senin gibi söylem tarihi amme memurluğu yapsak ne kadar kolay oluyor.

anlaşılıyor ki bu durumda şu soru olası: hangi kemalizm? hangi pkk?

sağ, dinci kemalizm... seküler laik kemalizm... demokrat laik ve sol kemalizm...

yahut hangi pkk? marksist-alevi kanat? sunni-ulusal-milliyetçi kanat? ulusalcı-feodal kanat?

hep derim: olgulara sosyolojik bir gözlükle değil de salt taraflık/mağduriyet/nefret gözüyle bakılacak olunursa birbiriyle benzeşen, aslında epey ortak paydası olan ancak birbirine ''düşman'' taraflar analiz edilemez.

laikçi beyaz türklerin ''feodal-geri-ilkel'' güzellemeleriyle öteleştirdiği bir toplum gerçeğine karşın ''söylemlerdeki barbarlığın moderniteyle ne alakası olduğunu bir zeusun kemalisti izah edemez...

es keza, fedai kültüründen, lider kült'üne, oradan da doğum günü güzellemelerine değin onlarca hamasi nutuk ve söylemin dilsel üslubunun kemalizm'den özünde/olgusal düzeyde yani bir tarz/üslup olarak nasıl farklı olmadığını da kimse izaha yeltenemez.

liste uzar: devrim şehitleri(?), öncülerimiz/önderimiz apo, bacılar, devrimci ahlak, pavyonlar aile değerlerimizi yozlaştırıyor, kahramanlık güzellemeleri...

biz yüzlerimizi görünmek için kapatıyoruz... bir kült'ün, tapınma üslubunun sofistike reddiyesini 20 sene önce ilan etmiş marcos'un diliyle öcalan'ın epey narsisistik üslubunu karşılaştırmak bile enteresandır... (bol bol ''ben'' konuşur orada... ben yaptım, ben düşündüm, ben aştım... bunu yurtsever kürtler de kabul eder )

üslup... içeriğini bir an göz ardı edip düşünelim: m. kemal'in nutuk'taki narsisistik üslubuyla öcalan'ın ''ben dili'' birbirinden farklı mıdır?

öcalan'dan bize ne? öcalan'ı kayıtsız şartsız ''önder'' bilen zana ve siyaset arkadaşlarından size ne... oluyor mu?

bu kadar derine inmek isteyip bazılarını incitmek istemedim; ancak, zorluyorsunuz insanı...

x şahsının kullandığı dil ve üslubu olgusal düzeyde eleştirirken ''beyaz türk'' muamelesi görüp kör bir tarafgirlik hevesine giriliyor; ısrarla, şahıslar üstünden etiketleme gayreti gösteriliyorsa orada usulca ''bir saniye dememiz gerekiyor...


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Alıntı ile Cevapla