Tekil Mesaj gösterimi
  #24 (permalink)  
Alt 27-05-2007, 21:14
titania
Guest
 
Mesajlar: n/a
Nokta koydum bu seriye ,ve artık basıma girmiştir,yasamayıp ölen cumlelerim.
Huzurlu ve rahatım artık,

Uşuyorum topragı cektim üstüme..biraz uyku

..................
piçgüzelliğininyüzsüzvelihatıyüzüm
eğer geleceksen şimdi gel dedi yalnızlığım,
sessizliğimi yık kendi dilimde
kelimelerimi yıka mezar taşımda...

karanlık bir ormanın belki en uzak köşesinde
teninin omuz hizamdaki dokunusları...

ve o hep mahkumdur sözlerin çemberinin etrafında dönmeye
aşk vurgunu bir el yazmasında kadın
ne kadar çalabilirse oğlandan erkekliğini
o kadar verebilirim kadınlık uğruna tenimi

tenim yatkın aşk aşk isyankar,
isyan ismim içindeki en güzel halin

ve ben artık kendi gökyüzümün hayaleti
bazı kimselerin ,yani bizim gibilerin,hayalleri yoktur
bazı aşkların zamanları olmadığı gibi
kimi kalabalık yaşamların yalnızlığı ölümdür,
kimi ölümlerin kalabalıklığı gibi
her ölüm 21 gram azaltırken ruhu
-yüreğim kalbimden ince-

günaydın de bana bitsin gökyüzü isyanı.

.....


akıl ruha yazılı derler bizim oralarda
eğer bir ruh varsa akılla birlikte
akıl ruha yazsa ne farkeder
el kalemi tutalı kuşanmış kefeni
kalp yüreğin en acımasız hallerinde
ruhu sürükler olmuş peşinde
ve dokunduğun her an
tutuşuyor akıldaki beden..


....

yaşlılar cocuk yüreğinin ışıgında bulurlar
yürek kıvrımlarının zamansız kırışmasını
senin yürek kıvrımlarında takılı kalıyor
sözlerimin anlamsız aşk ayinleri
şimdi sana kelimlerle tek tek işliyorum alın yazımı
tenin bir kasırganın melankolik tınısı
ve kaydıkca elin elimden
yaşlanıyor ,hayatımın bir seyirlik cocuk dönemi




....



tenimde yine sensizliğin o acı tuzu
kokun sinmiş bu gidişin o boş anlamsızlığına
türkülerin sesinde seni çağırıyorum
yabancı rüzgarların yaprağı olup gir penceremden içeri
ah yabancılığının o gaip acısı
nasıl anlatsam sana dumanda kaybolur sesi
aramızdaki saatlerin kilometrelere vurumudur
yakınlığı aklmın gerçekliğe
ve ben kaybediyorum yavaş yavaş sınırlarımı
yabancı şehirlerin o yaramaz rüzgarlarında özlüyorum
ilk defa gitmelerini..
türkülerin çağrışına kulak ver ..çözümü sınırların ayrımında..
sende farklı zamnaların rüzgarları farklı dillerin bakışları
her yabancı değen gözün acısı hiçliğimin açığa vurumunda
güvensizliğimin kıskançlık gözyaşlarımda
sözyaşlarım bitti.

.....



Kalbim kalbinin yansımasıdır
kalbin kalbime dönünce die başlar coğu terkedişler...

ve aranmadıkça sözler dizilir ipe:
aramasan aldatacak kadar kacık
arasan acamayacak gibi masum ellerim
mimikleri silinmiş sahte yüzlerin
bembeyaz tenlerinde ölüyor aşk ..

olası gelen bütün ihtilalleri kabul ediyor beden
seni sana rağmen seviyorum sözündeki
o klasikleşmiş yürek vurgunlarinda senden

ne istesem faydasız gözler sonradan yürekte değilken
kimi sevdiğin belirsiz
kimin bu şarkılardaki sözler

sahipsiz sevişmelerin yabancı yalnızlığı
daha kac gece mecburum sana..

...



söylediğin sözlerin karsılıksız yarınlarında yaralı ruhum
korkuyorum yanlış anlamların dogru sözlerinde senden bahsetmeye
kime anlatsam biraz sen yaralı
kime gitsem cıkısı yok grişi olmadıgı gıbı sıcak tenının

ismini anmak belkide kolay ,aynı yuzune baktıgımda ben olmadıgım gıbı
dusunceleri okumak altyazı seklınde yuzunde ,
cogu zamn olmadıgı gıbı dogruyu gormek
şiirler hiçbir zaman bu kadar yara acmadı tenımde
okumadıgım hiçbir şiirde geziniyorsun yuregin cıplak
ben dısındaki herkeste biraz benden verıyorsun
ve ben gittikce sana kalmıyorum farkındalığı farksız

alkışlar sen ve ben için ,bu kadar iyi kim oynayabilirki rolu
aşk canbazları dışında.


...



Bir Tanrıçanın yüzü vuruyor kıyıdan geçen vapura
İstanbul'un 21. yy doğum sancıları başlıyor
Doğanın doğumdan suçlu tutulduğu gecelerde
Karakalemimle çiçekler çiziyorum bir ucundan bir ucuna
Tanrıçanın yüzü şekillenirken kalemimin ucunda
Anlamsız bir bakış attım gökyüzüne
Çarpmasaydı bakışların bakışlarıma
İki ucu nasıl tutuşurdu yer kürenin

İstanbul da bir Tanrıçanın piçgüselliği resmediliyor kalemimde
Velihadını bekleyen bir Osmanlı padişahı kadar ihanet dolu yüreğim
Gözlerim gözlerine değdiğinde İstanbul sularında
Seni aldatıyordum Tanrıçanın doğumunda....


...
yüzüm yüzün olsun diye yüzümden yüzünü sildim
Faili Meçhul İstenmeyen Aşk Kazalarından kaçmışların evindeyim
Biraz soluklanıp geri donemeyecek gibiyim
Nefesim nefesini takip ederken .Nabız atışlarımdan vuruyorum kendimi

1,2,sen,3,sen,sen,sen

Kalbimden cok vuruyorsun vucudumda
Boğazımdasın yok bu defa olmaz
Sen içimde kimse görmeden kacıyorum evden
Sokakta gölgen
Gölgende yansıyan yüzüm ,yüzümün içinde sen
yüzsüzlüğününpiçliğinde yüzölçümün kadar büyük aşkın aşkla çarpımı

Ne zamanki bu kelimeler yüzsüzlüğümü yansıttı
piçleştikçe yüzsüzleşti yüzümdeki yüzünün nokta vurumluk atışı

Şimdi sana sarılmaktan ölesiye korkuyorken kollarım
Sıcak bir yüz değişikliğimi yaşanacak
yoksa yüzüm yüzün olsun diye feda mı edilecek
bütün gülümseyişler piçliğinin oyunbaz dudak kıvrımında

aylin..

.................
Alıntı ile Cevapla