|
Yazdığım iki-üç satırla benim ne demek istediğimi, görüşlerimi anlayabildiğine şaştım doğrusu...
Bir toplumun içinde ilk önce bireysel daha sonra toplumsal karar alınır. Benim bireysel amacım, kendimi ve ailemi ferah bir şekilde yaşatmak... Şimdi sen bu sözden şöyle bir çıkarım yapacaksın; Yani bana refahı sağlasınlar da katliam yapmaları umurumda bile değil. Ailemin refahı tamamen içinde yaşadığım ülkenin refahıyla bağlantılı hatta aynı diyebiliriz.
Ben refah bir şekilde yaşıyorken komşum, sabahları işe giderken gördüğüm adam, otopark da karşılaşıp ara sıra sohbet ettiğim adam sefalet içinde yaşamasını mı istiyorum? Hayır. Ben Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşıyım diyen her bireyin, refah bir şekilde yaşamını sürdürebilmesini isterim ve her şeyi yaparım.
Gelelim umudumu kesme olayına, içinde bulunduğumuz kapitalist sistemde güçlü zayıfı ezer. Türkiye o kadar ezilmiş durumdaki üstündekileri göremeyecek kadar dipte ve kendini rahatta sanıyor. Ekonomik yönden bir çok kaynağımız yabancıların elinde. Günlük yaşantımızda sık kullandığımız doğal kaynaklar yabancı ülkelerden temin ediliyor. Güne başladığın andan itibaren her saniye içtesin anlayacağın...
Çok geç kalmadan bu duruma bir el atılması gerekir ancak vatandaşlarımın istekleri ve seçimlerini hepimiz görüyoruz. Bu yüzden istediğim şeyler hayallere dönüşüyor...
Gelelim Kürt meselesine... Canlılığın nasıl başladığını ve evrimleşme süreçlerini sen benden daha iyi bilirsin... Sonuçta hepimiz bir canlıdan meydana geldik ve insanız Türk Kürt Çerkez Germen diye ayrılmamızın mantığı nerede?
|