
10-10-2010, 11:55
|
 |
Ebedî Arıza...
|
|
Üyelik Tarihi: 04-10-2008
Nerden: Şehr-i Şirin İstanbul
Yaş: 32
Mesajlar: 138
|
|
Bu, inanıyorum-inanmıyorum davası fazlasıyla sıktı artık o nedenle yeni şeyler söylemek gerek bence; o nedenle saçmalamayı-1000 yıl önce çözülmüş sorunları papağan gibi tekrarlamayı-bırakarak sözlerimi dinleyin:
Tanrının sevgili kulları için siz tanrısızlar ve günahkarlar cehennemin tarifsiz eziyetlerine maruz kalacaksınız...
Öyleyse neden cehenneme hizmet etmiyorsunuz?
Öyle ya, hadi ona layık konuklar olalım iyi aile kavramına yeni boyutlar kazandıralım; kan ve et açlığına vs vs...
Bir diğer mesele de şu tapınma olayı ki şart gibi gözüküyor; bir ihtiyaç...
Bunu da PARA ya tapınarak çözebiliriz; ne de olsa tüm dünya bugün bunun etrafında dönmüyor mu?
Yeterli miktar sunulursa kıblesini değiştirmeyecek bir tek yiğit tanımıyorum: Hangi dine inanırsa inansın...
Hem paranın güzel yanı diğer dinlerdeki gibi cehennem tokatını göstermeden cenneti sunması ki buna tapınmayanın aklına şaşmalı...
Diyeceksiniz, "hep siz, hep siz senin rolün ne bu işte?" Ee, 3. binyıldayız artık yeni bir peygambere muhtaç insanlık bende nacizane talip olarak feda edeyim kendimi bu uğurda dedim...
  
Schopenhauer, Nietzsche, Cioren, Pavese ve envai çeşit kötümserleri benim gelişime hazırlık yapan müritler olarak görüyorum...
|