Tekil Mesaj gösterimi
  #7 (permalink)  
Alt 08-05-2007, 23:43
LYNX LYNX isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 30-04-2007
Nerden: Universe
Mesajlar: 1,780
Alıntı:
Mental´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Fiziksel ve biyolojik farklılıklar dışında eşit olarak doğuyorlar ama dediğin gibi birey olarak rollerini ebebeynler ve toplum belirliyor. Kadın kadınsallığını, erkek erkeksiliğini saf hormonlarının güdüleriyle yaşayabilseydi evet çok daha güzel bir dünya olurdu.

Yanlış yönlerdirme ile yaşananlar ortada, en klasik örneği aldatmada erkeğin yaptığı eylem "hovardalık" olarak nitelendirilirken aynı eylemi kadın yapınca "namussuzluk" olarak görülüyor yetmezmiş gibi vicdanen erkeğe "öldürme" yetkisi veriliyor ve bu eylemin adıda "namus cinayeti" oluyor. Sanki bir ön kabul söz konusu.

Benim anlayamadığım nokta şu. Erkek egemen toplumda yaşıyoruz, kadınlarımız eziliyor, dövülüyor, iğrenç töre yasaları gereği yargısız öldürülüyor. Madolyonun öteki yüzünde ise acı bir gerçek var. Erkek doğduğunda yine bir kadın tarafından yetiştiriliyor yani annesi tarafından. Baba çoğunlukla ev dışındadır anne bebeğinin beslenmesinden, temizliğinden eğitiminden kısaca herşeyinden sorumludur. Neden oğullarını yetiştirirken kadına saygı ve sevgiyi, kadınına şefkat göstermesini öğretmezler? Kız evlatlarını eve geç geldi diye azarlayan anneler neden aynı şeyi erkek çocukları yapınca toleranslı olurlar?

Nedir bu açmazın altındaki neden veya gerçek?
Insan ırkı son derece ilkel bir safhadan ileri bir safhaya geçmenin sancılarını yaşıyan bir medeniyet.
Düşününki şu an bile son derece ilkel bir teknolojik ve felsefik medeniyet kurmuş durumdayız. [ bunu benle tartışmanızı tavsiye etmemem ]
Kadın üremenin önemli bir halkası ve fiziksel olarak zayıf bir canlı cinsidir ve belkide yaşamımızdaki macho luk aslında medeniyetimiz açısından ve türümüzün bu günlere gelebilmesi açısından önemli bir kavramdır.
Kadının yalnız fiziksel olarak avlanması sakıncalı değildir aynı zamanda , kaybedilmesi durumunda doğurgan bir bireyin yok olması ile türün devamının tehlikiye girmesi de daha olası olduğu ve sabit kalarak kendini sağlam ve güvenli ortamlarda tutması gerekmektedir. Bunun sonucu erkeklerdeki testestron üretimi ve kadınlardaki yumuşak başlılığı ve aynı zamanda anne olma ve sabrı veren kadınlık hormonu yaşam ve kültürümüz biçimlendirmiştir ve türümüzün bu günlere kadar bir çok canlıdan daha zayıf olmasına rağmen gelmesini sağlamıştır.
Medeni! yaşam geçmemiz ile birlikte is bu kavramlar önemini yitirdikçe hayat tarzı ve hayat felsefeside değiştikçe insanlığın çektiği bu sancılar başlamıştır.
Burda artık insanın yaratığı teknolojiye ve felsefeye , medeniyete uyum sağlayarak bu saçma ve ilkel dürtüleri geride bırakıp ; gelenek görenek adını almış olan bu tür toplumsal kural ve davranışlar bütününden sıyrılması gerekmektedir.
Aksi taktirde geriye dönüş kaçınılmazdır ve doğa da geri ye doğru evrimleşmenin tek bir sonucu vardır o da YOK OLMAK.
....

....

Bu gün ciddi formumdayım
ara vermeden bunları yazdım ve düzeltmeden cevaplaya basacam ve düzeltmeyeceğimde hiç bir şeyi
kendimden acaip menunum ha ha
Arka fonda çalan ENIGMA nin etkisi mi var acaba ....

Alıntı:
Mental´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Yazdıklarının konumuzla ne alakası var anlayamadım LYNX. Burada yaşanılan bir olgu söz konusu, varsayımlardan değilde gerçeklerden örnek verip tartışsak nasıl olur?
varsayım olduğunu kim söyledi?...teorinin de ötesinde şu an bilimin kabaca açıladığı insan sırrı budur
sadece artık olay detayları ve analize kalmıştır.
Bir bireyin hormonları ile oynayarak onu tamamiyle sakin ve ne erkek nede kadın özelliklerinden soyutlayıp yeni bir tür tepki ve etkileşim sistemi oluşturmak ve unisex bir insan türü oluşturmak mümkündür.
Alıntı ile Cevapla