Alıntı:
İnsanların hayata bakış açısını kökten belirleyebilecek ve etkileyebilecek unsurlarından(dinsel, ırksal, siyasal...gibi) birisi de cinselliktir. Veya daha belirleyici olması bakımından ‘’Cinsel Kimlik’’tir diye belirtelim.
Bu bağlamda acaba insanlar fiziksel farklılıkları saymazsak kadın veya erkek olarak doğmazlar da, kadın veya erkek olmak onlara öğretilir mi ve insanlıklarından uzaklaşmış mı olurlar?
Acaba erkeklere "erkek si lik" kadın da "kadın sı lık" rolü öğretilmese de öncelikle insan oldukları öğretilse iki taraf açısından daha adil bir dünya düzeni olmazmıydı?
|
Bu etkenler sadece cinsellik değildir , aslında cinsellik de dahil bir çok şeyi etkileyen unsurlar ;
Insan genetik olarak programlanmış , kimyasal ve biyolojik olarak bu programın komutlarını istesede istemesede yaşayan bir canlı.
Insan vücudu bir tür hardware ,
Genler ve Kimyasal etkileşimler , elektrik sistemi ise tam anlamıyla OS ( operation system ) dir.
Algıların oluşturduğu ve şekilendirdiği düşünce biçimi ise OS nin temel bios yazılımları gibidir ;Bu na örnek olarak tüm insanların düşünce sistemini etkileyen bazı dugular ve çevresel faktörlerden algının temellerinden biri olan ışığın insan düşünce sistemine verdiği son derece derin şekli örnek verebiliriz.
Fakat insanlar ve bazı canlı çeşitleri bu sistemde kendini programlama , araştırma , kendi kendine öğrenme , kendi düşünce sistemini oluşturma yeteneğine sahiptir.
İşte bu nedenle makine ve gelecekteki var olacak elektronik sistemlerden farklıdır.
Ama bu hiç bir zaman bir gün yapaz zeka var olamayacak yada insanın üstünde bir canlıya dönüşemeyecek değildir.
Bu olasılık her zaman var olacaktır. Çünkü evren olasılıkların var olduğu bir çok bilinmeyenli bir denklemdir. O nedenle matematik evrenin dilidir diyebiliriz belkide.
Uzayda farklı canlı türleri bulunduğunda belkide çok farklı düşünce sistemleri bulup onları anlamamız imkansız olabilir belkide ,
Örneğin ışığı algılama birimi olarak kullanmayan bir canlı türünün geliştirdiği bir teknolojiyi kavrayıp anlamamız çok zor olabilir ve bize son derece karışık gelebilir.
Insanların hissetiği dugular ise farklı evren yada gezegenlerde farklı olabilir.
Ama bu sadece teorik ve felsefik bir bakış açısı tabiki.