
08-05-2007, 22:43
|
|
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 30-04-2007
Nerden: Universe
Mesajlar: 1,780
|
|
Alıntı:
Mental´isimli arızadan alıntı
Geçen metroda bir kitabın tanıtım afişinde gördüm buna benzer bir soruyu.
İnandığınız düşünceyi terketmek mi yoksa başka bir düşünceye geçiş yapmak mı daha zor.
|
Başka bir düşünceye geçiş yapmak!!!
İnandığın düşünceyi terk etmek!!!
Bu cümleler kendini anlatan ve de bu insanın nasıl bir insan olduğunu tanımlayan son derece çarpıcı cümleler.
Bence önce bu sorular doğru sorularmı onu tartışmak lazım ... Sorunun kendi yanlış , bir düşünce terk edilmez , başka bir düşünceye geçmek de pek doğru bir kavram değildir.
Düşüncenin kaynağı kendimiz olabiliriz , deneyimlerimiz yada deneysel bazı olgularla yada çeşitli olaylar sonucu oluşmuştur
Yada Düşüncelerimizin kaynağı bir başkası veya başka insanların rol oynadığı ve bizim gözlemci rolünde ede ettiğimiz bilgilerle elde ettiğimiz düşüncelere de olabilir , yada bir kişi tarafından bize öğretilmişde olabilir.
Daha bir çok teori üretebiliriz.
Fakat kaynağı ne olursa olsu bir düşünce bırakılmaz , fikir oluşur ve onun yerine diğeri yavaş yavaş yada çok hızlı bir biçimde geçer ,
Düşünce yi bırakıp diğer düşünceye geçebilen insanlar , düşünmeyen ve zaten çeşitşi düşünceleri hemen düşünmeden kabul eden , fikri olmayan , içi boş kabuklardan oluşan insanlardır. Bu nedenle onlar için bir düşünceyi bırakmak söz konusudur , onlar düşünmez , kabul ederler ve kim daha baskında ona inanırlar , yada işlerine ve çıkarlarına göre fikirlerini şekillendiriler ki bu nedenle düşünceleri onlar için bir alışkanlık , bir empoze edilmiş yumaktır.
Hayat onlar için basit gibi görnür çünkü düşünmezler ama aslında gerçekte onlar için çok karmaşıktır ve sonunda hayat onları zorlamaya başladığında paniğe kapılık çeşitli olgularla kendilerini uyuşturarak daha da sığlaşırlar.
Bu insanların sayısı , eğtim sisteminin çarpık ve yanlış olması , eğtimsizlik , kültür yapısı , çarpık din ve ahlaki anlayışlar yüzünden [ ki burda aynı zamanda geri ve ilkel düşünce sistemini kast ediyorum ] , aile ve toplumun yüzeyselliği nedeni ile gün geçtikçe artmaktadır.
Bu tür bireyler toplulğu ister süper güç , ister 3. Dünya ülkesi olsun tüm Dünyada çoğunluktadır ve demokratik sistem ülkemiz örenğinde olduğu gibi tehlikeli bir sisteme dönüşmektedir.
Yada dini veya totaliter baskıcı rejimlerce yönetilmeye daha meyilli toplumlara yol açmaktadır.
Konu LYNX tarafından (08-05-2007 Saat 23:58 ) değiştirilmiştir..
|