Gece gece iyi yakalamışsın. Hep bu öznelleştirme hatası yapılıyor. Aslında ölen ölür, kalan sağlar evrim geçirmiş olur olay bundan ibaret.

) Bu noktada kimin daha çok yaşamak istediği veya güçlü olduğu tespit edilemez. Dinozorlar genelde çok güçlüdür hatta en küçükleri bile bugünkü tüm kertenkele ve timsah türlerinden daha hızlı ve güçlüdürler birkaç istisna dışında. Ancak o güç o vücudu ısı ile yaşatabildiğinden o durum oluşabilmiştir. Bizim minik faremsiler hiç de güçlü değildir, memeli olmak o dönem marifet de değildir aslında. Ama nolur meteor düşer,volkanlar patlar bişiler olur. Hava soğur ısı dşer,bizim yiğit dev sürüngenler kalakalır beslenemez,hareket edemez ve toptan yokolurlar. Hibernasyon uykusu geliştirmiş olan ve daima yüksek ısıya ihtiyaç duymayan daha küçük bedenli sürüngenler ve ısısı sabit olan kuşlarla memeliler cirit atmaya başlar ortamda. Kim güçlüdür? Güçlü yok doğa değişti ve önceki avantaj dezavantaja dönüştü. Diğerinin örneğin memelinin gece ortaya çıkma zorunluluğu oluştu. Daha doğrusu, dinozorlar sadece gece çıkanların hayatta kalabilmesine neden oldukları, diğerlerini sürekli eledikleri için bunlar kaldı. Bu tamamen rastgele, doğanın veya canlıların ereklerine veya davranışlarına bağlı değil elbette. Doğanın ereği amacı olmaz zaten, evrimi olur.
Burada bu güç istencine bağlı öznelleştirmenin,türlerin oluşup yok olmasına verilen yanlış kıyaslamayla alakası var biraz da. Dinozor yok olunca ilkel oluyor hemen veya güçsüz. Oysa on milyonlarca yılda sayısız türü yayıldı yeryüzüne, primat türleri ve memeliler daha yeni sayılır. Türler arasındaki gelişmişlik gelişmemişlik ayrımı da bana göre yanlıştır bu noktada. Her canlı kendi açısından eksiksizdir. Değişen koşullar karşısında oluşan mutasyon ve gen transferleri morfolojilerini ve DNA larını ata türlerden daha karmaşık hale getirse de böyle bir şimdi yaşayanlardan referans alınarak gelişmişlik hiyerarşisi kurulamaz bana göre. Bu şey gibi. İnsan vücudunun en gelişmiş organı beyin demek gibi, sanki ayrıca oluşmuş gibi. Bence bu tür yanlış açıkamalar biraz da bu nedenden ve bu anlayışın yani hiyerarşik bakış açısının eski mistik anlayışın devam eden bir kalıntısı olduğundan ötürüdür.