anarcho taarruz II
bazen bu boktan gezegene neden geldiğimi düşünüyorum.
belki de evren kendisini merak ediyordu.
yada benim ağzımla kartalda bir çay bahçesinde çay içmek istiyordu.
ben sadece bir aracıyım ve kendimden öğrendiğim hayatı anlama uğraşının yaşamı sıkıcılaştırmasıdır.
aklın bu kadar önemsenmesi insanın en büyük ızdırabıdır.insan iç güdüsel yaşar.aklı önemsediğimizde kaçınılmaz olarak tarihsel aklın kurbanı oluyoruz.
ben bir anarşist olarak rasyonalizmi reddediyorum...
aydınlanmanın içine tükürüyorum.
diderot'u değil shakespeare'i tercih ediyorum.
aklın soğukluğu korkutuyor beni...
hiroşima'yı...vietnam'ı...kürdistan'ı çağrıştırıyor.
shakespeare'in dediği gibi...
duygularımızı körelten bilinçtir.
insan siyasi yaklaşımlarından sıyrıldığı zaman çok mahsum bir hale bürünüyor.
bu onun doğallığıdır aslında.
insan 'iyidir' demiyorum...
biz neye göre kötü veya iyiyiz ki.
bu kavramları beynimize boca eden bu şirazesini kaybetmiş uygarlık zımbırtısıdır.
biz sadece yaşamak istiyoruz ve kimsenin yaşamımız üzerinde söz sahibi olmasını istemiyoruz.
kamışımı kıçıma saklayıp kimseden utanmak istemiyorum ve erekte olmuş bir kıçla kimseden alkış beklemiyorum.
ben bir anarşistim ve bu uygarlığın yaratığı benden nefret ediyorum.
kimsenin önünde eğilmek istemiyorum...
zira herkesin götü delik.
ahlak dediğiniz toplumsal bilincinizin kıçından düşen 'piç'ten başka birşey değil.
ben kimim...
evet ben bir hiç'im ve kendi hiçliğimde kaybolmak istiyorum.ayrıca kim olduğum sizi ilgilendirmez.
gözlerim kapandığında hepiniz ölmüş olacaksınız.
bu kadar zor mu bilincinizden sıyrılıp çırılçıplak sarılmak çelimsiz bedenime.
gözlerinizin arkaik yerlerin bakmak gözlerimin içine.
ve ellerinizi sabunlamadan dokunmak yüzüme.
benim derdim kendimle!
siz varsınız veya yoksunuz umrumda değil.
bu yazıdan sonra bir nihilist olduğumu düşüneceksiniz.
bu uygarlığın uğrunda ölebileceğim hiç bir değeri yoktur.
ben hiç kimsesi ve hiç birşeyi olmayanların dostuyum.
eşyalarının kölesi olanlar benim düşmanımdır.
kahrolsun uygarlık ve onun tarihi!
kahrolsun beynimizin bekaretini bozanlar!
yaşasın ormanın derinliklerinde düzüşenler!
|