Alıntı:
haz´isimli arızadan alıntı
Forumu araştırma fırsatım olmadı.(araştırmak da istemedim açıkçası) Direk olarak fikirlerimden bahsetmek istiyorum. Nickime bakarak cinsellikle kafayı yediğimi düşünebilirsiniz, ancak sizin benim hakkımda ne düşündüğünüz de merak ettiklerim arasında. Düzgün ve ciddi sorular karşısında söylediklerimi açıp detaylandırabilirim. Gelecek tepkilere ya da yorumlara göre forum hakkında izlenimlerim oluşacak ve ben foruma ne şekilde katılabileceğimi göreceğim. (ilerisi için)
Çıkma ve sevgili olma türünden sahiplenme tarzındaki ilişkiler yanlıştır. İnsanların bağlanma üzerine olan problemleri, birbirlerini kontrol etmelerine ve birbirlerini sahiplenmelerine yol açar.
Kıskançlık minimuma indirilmelidir. Bir insanın kıskançlık problemlerini çözmesi için kendi üzerine fazlasıyla eğilmesi gereklidir. Çözüm kimseyi kıskanmamak değil, belki de herkesi her an kıskanabildiğini kabul etmektir. Kadın ya da erkek. Hoşlandığımız ya da hoşlanmadığımız. Bu kıskançlığı hiç bir baskı hissetmeden kabullenmeli, ifade etmeli ve yaşamalıyız.
Çocuk yapmak da yanlıştır. Bir insan kendi çocukluğunu tekrardan varedebilmek için çocuk yapar. Çocuğunda gördüğü şey her zaman kendi çocukluğudur. Bağlanma problemlerini aşabilen ve kendi hayatının özgürlüğünü eline alabilmiş biri çocuk yapmaya ihtiyaç duymaz. Çocukları sevmez demiyorum, ihtiyaç duymaz diyorum. Bunu 2 cinsiyet için de söylüyorum. Kadınların çocuk yapmak gibi karşı koyamadıkları bir dürtü falan yoktur, kendi psikolojik eksiklikleri ya da ihtiyaçları için bir çocuk yaparlar.
Son olarak cinsellik özgürce ama duygusal bir şekilde yaşanmalıdır. Bununla kastettiğim şey, cinselliğin ve cinselliğe ait olan tüm fantezilerin hiç bir baskı hissetmeden yaşanması gerektiğidir. Ayıp, günah ve yanlış diye birşey yoktur, cinselliğin sınırı iki cinsin aklıyla sınırlıdır.
Cinselliğin içinde duyguların olması, insanların kendi hayatları ve kendi duyguları üzerinde kontrolü olmasıdır. Kendi ruhunuzun en çaresiz, en dipteki bölümünü sahiplenmelisiniz, bunun içinde aşk da var,sevgi de var ,cinsellik de var, öfke de var. Kendi çalkantılarını ve bu duygu dünyasını açığa çıkartamayan biri cinsellikten zevk alamaz. Çünkü kendi vücudundan tatmin almayı ancak bu şekilde başarabilir. Bunu başarabilmek için ilişki içersindeki 2 insanın bu duygusal dünyaya erişmiş olması ve birbirlerinin karşısında kendileri varetmiş olması gerekir. Bu saatten sonra yaşanacak cinsellik en güçlü cinselliktir.
Bu konuların sevgi-nefret-öfke gibi konularla da alakası var. Ama onlar üzerine şu aşamada birşeyler yazmak istemiyorum.
Anlattıklarımı aşırı mantıksız ya da aşırı mantıklı bulacak, ya da bunların da üst seviyesinde birşeyler söyleyecek kimse var mı ?
|
Neye dayanarak söylediğn konusunda bir fikrim yok ki senin hakkında bir fikrim olsun

Yine de;
- Kıskançlık minimuma indirilmelidir. +
- Bu kıskançlığı hiç bir baskı hissetmeden kabullenmeli, ifade etmeli ve yaşamalıyız.
çelişik... ne demek yani?
Ayrıca:
-Kadınların çocuk yapmak gibi karşı koyamadıkları bir dürtü falan yoktur, kendi psikolojik eksiklikleri ya da ihtiyaçları için bir çocuk yaparlar.
Neye istinaden buna varılıyor? Psikolojik açmazı olmayıp da çocuk iseteyen ve yapan kadın yok mu yani? nereden biliyorsun?
- Cinselliğin içinde duyguların olması, insanların kendi hayatları ve kendi duyguları üzerinde kontrolü olmasıdır.
Duygusuz cinsellik yaşanmamalıdıra vardırıyor adeta? Neden? Madem "çok özgür" olunacak, bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler. Zaten bir bıraksan, yapacaklar da geçecekler de...
Ya ben anlamadım velhasılı, ya da ne perhiz ne lahana turşusu durumu. Ama belki bu da bir şekilde şununla açıklanıyordur:
"ancak sizin benim hakkımda ne düşündüğünüz de merak ettiklerim arasında." Neden? Bizim ne düşündüğümüzün ne gibi bir göstergesi var ki?