|
Birileri bana insani dramların hatırlanmasının/dramlarla yüzleşilmesinin ne kadar kötü/gereksiz (!) bir eylem olduğunu izah edebilir mi öyleyse? Tecavüze uğramış bir kadının mahkemeye çıktığında komşusu Ayşe Hanım'ın minik oğlunun uğradığı tacizi mi anlatması isteniyor? Nedir beklenen? Benim bildiğim; ancak, Kali'nin farkında olmadığı, bu ülkede Ermeniler de dahil, birçok devlet eliyle katliam hatırlanır muhalif çevrelerde. Üstüne yayınlar yapılır/yazılar yazılır. Dersim katliamını kınayan/hatırlayan insanlara ''ee öbürleri katliam değil mi'' demek makul müdür hakikaten? Ermeni soykırımı, enfal katliamı, sivas katliamı, çorum-maraş katliamları gibi katliamlar da bu sitede hatırlanmış çeşitli vesilelerle! Hatta herhangi bir tarihte devletin mağdur ettiği Ceylan Önkol gibi masum siviller de hatırlanmış. Bu ülkede yaşayanların daha neleri hatırlamamız elzemdir bir dersim'i, bir ermenileri hatırlamak için, sayın da bilelim öyleyse?
Ayrıca... Yaşanmış, yaşanacak acıların sebeplerini tartışmak bir şeydir; bu acıları neredeyse yok sayan, sıradanlaştıran ''devlettir, napalım; kader utansın'' diyerek ''ötekiler''i sormak başka şey. İnsan doğası denen kavram hakkında fikir yürütmeden önce, her şeye rağmen ''irade'' gibi bir şeyin varlığı hakkında zahmet edip düşünün bence. Katliama otomatikman meyilli insanlar olduğumuz gerçeğinden ziyade öldürmeye/şiddete teşvik eden dinamikleri tartışalım. Tartışalım tartışmasına da, bu olmuş olanı hatırlamamıza engel midir? Basit/sıradan ve konuyla ilintili sorulara cevap vermemek; üstüne ''keyfim bilir, sana mı sorcam'' demek nasıl bir mantıktır zeus aşkına?
Benden de sana bir deyiş KALİ:İNSAN ARKASINDA DURABİLECEĞİ FİKİRLERİN SAVUNUSUNU YAPMALIDIR... Fikirlerinizdeki çelişkiler size ifade edildiğinde çocukça tepkiler vermeyin lütfen...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|