Daha da öze indirilemez, Sn. Öcalan'ın belittiği basit bir gerçek. "karşıt sistem geliştirememeleri, geliştirmek istememeleri" tekrartekrar söylediği bu:
Alıntı:
chAos´isimli arızadan alıntı
Bireysel kalmaları, güçlü taban bulamamaları, karşıt sistem geliştirememeleri sosyal yapılarıyla yakından bağlantılıdır. Kapitalizmin ne yaptığını iyi biliyorlar, fakat neyi yapmaları gerektiğini iyi bilmiyorlar. ........
Oldukça önemli ve doğrulanmış bu eleştirilerine rağmen, anarşist hareketin...kitleselleşip pratik uygulama şansı bulamaması düşündürücüdür. Bu, sanıyorum teorilerindeki ciddi bir eksiklik ve sakatlıktan kaynaklanmaktadır. Uygarlık çözümlemelerinin eksikliği ve uygulanabilir bir sistem geliştirememeleri bunda önemli rol oynamıştır...... En önemli eksiklikleri bence demokrat siyaset ve modernite konusunda sistematik düşünce ve yapılanma içine girememeleridir.. Görüş ve eleştirilerinin doğruluğuna ilişkin gösterdikleri titiz çabayı sistemleştirme ve uygulama konusunda sergileyememişlerdir. Belki de sınıfsal konumları buna engeldir. Diğer önemli bir engel, teorik görüşlerinde ve pratik yaşamlarında her türlü otoriteye gösterdikleri tepkidir. İktidar ve devletin otoritesine duydukları haklı tepkiyi tüm otorite ve düzen biçimlenişine yansıtmaları, demokratik moderniteyi teorik ve pratik olarak gündemleştirmelerini etkilemiştir........Yanıtlamaları gereken soru, neden iddialı bir sistem eylemliliğini, inşasını geliştiremedikleridir.....Önemli olan....tutarlı, gelişebilir bir sistem-karşıtı sistem içerisinde toparlanabilmesidir.......Demokratik modernitenin yeniden inşa çalışmalarında ittifak geliştirilmesi gereken önemli güçlerden birisidir.
|
Tekrar tekrar söylediği "uygulanabilir bir sistem geliştirememeleri", o da anarşi'nin en zor anlaşılan tarafı galiba. Hep duyulur o zırva:"polis olmasa, evine girseler.." "mahkeme olmasa, mülküne konsalar..." "ordu olmasa, ülkeni..." vs. vs. Bireysel ya da gönüllü birleşik bir grup olarak otorite ve sistemi kınayıp destek vermemek, fırsat oldukça sabote etmek, yeni bir sistem ve otorite odakları kurmayı gerektirmez. Tam tersine, yeni bir sistem kurmak sevdası, bir anarşisti basit bir devrimci düzeyine indirir. Objektif olarak bakınca tüm ideolojiler ve hatta faşistler bir devlet isteğinde birleşirler, anlaşamadıkları o devletin kimin elinde olacağıdır (bu da o devletin ne kadar kuvvetli olacağını tayin eder). Bir istisna haricinde! Bir tek anarşi kö
prünün öteki tarafındadır. Ötekiler gibi uzlaşma uğruna taviz vermeleri gerekmediği gibi, aynı blokta beraberce hareket etmeleri gerekmez. Birçok anarşist organizasyon -ki kendine ters kavramdır

kurulmasına rağmen eşyanın doğasına aykırı olduklarından (genelde)sosyalizme kaymışlardır. Sistemi değiştirmek benim üzerime vazife değil, insanlığı kurtarmak, "sistem-karşıtı sistem" gibi dönmedolaplarla oyun oynarken gerçek insanlarla daha çok mücadele etmek, otorite kurmak, kan dökmek anlamsız. Sistem sevdalılarını yollarından döndürecek bir silahım, hilem, gücüm yok. Asker yada gerilla, sol ya da sağ taraf arasında seçim yapıp taraf tutacak, başka insanlar için iyi ve kötü nedir diye karar verecek kadar yozlaşacağıma, kendi bilincim doğrultusunda bildiğim şekilde yaşarım. PRENSIPLERiM YOKTUR, başka anarşistlerle anlaşmam, hatta kendime 'anarşist' diye etiket takmam gerekmez.