İnsan davranışını güdülerle açıklamak bana kalırsa, sıkıştırmak,kolaya kaçmaktır.her şeyi açıklamaya çalışan insan bilimsel araştırmalarla belirli seviyeye gelmiştir.ve açıklanamayan olayları da halen araştırmaktadır.
Duygular konusunda da sayısız çalışma yapılmış.eğer bilimsel bilgi istiyorsan(ki bana göre gerçek budur) şu kaynakları öneririm.
http://www.biyolojiegitim.yyu.edu.tr/bmk/Yuzifade04.pdf
Recent Books « Paul Ekman
Ç.Ü. :: Sosyal Bilimler Enstitüsü :: ENSTİTÜ DERGİSİ / e-dergi ISSN: 1304-8899
yok bilim olmadan yorum yaparım diyorsan sen bilirsin.
Alıntı:
|
bir bilinç varsa duyguların bilinç sahibi olduğu analitiğide var eden motive eden etkenin duygular olduğunu düşünüyorum
|
Duyguları tinsel bir kimliğe bürümüşsün.duygular bilincin bir parçasıdır.şimdi yine beyin diycem ama,duyguların merkezi beyindir.(beyin görüntüleme teknikleriyle çoğu duygunun hangi merkezlerden aktive edildiği de gözlemlenebilmekte.)
Sosyal olma vicdanla değil de
evrimsel süreçlerle açıklanıyor.Mesela…
o Büyüklük/cüsse (size)
Daha küçük canlılar daha sosyal olmaktan avantaj elde etmiş çünkü iyi savunma yapabilmişler. Ayrıca ape’ler ve maymunlarda da orangutan hariç hepsi sosyal- orangutan hariç çünkü onlar sosyallikten fayda sağlayamıyor. Ama cüsse tek başına yeterli değil.
o Yiyecek dağılımı (patch size)
Yiyeceğin habitatta nasıl dağıldığı, kaynağın küçük veya büyük oluşu etkiler. Örn; 1 çekirgeyi 2 maymun yiyemez. Çünkü küçük yiyecek rekabeti artırır. Bu da sosyallik için dezavantajdır. Ancak yiyecek büyük olursa sosyallik ortaya çıkar. Örn; çekirgenin kanadında yaşayan bit için sosyallik hiç de problem değil; yani sosyal alışkanlıklar (habit) daha yaygın. Örn; orangutanlar subtropik kökenli. Yani ağaçlar belli bir mevsimde bol yiyecek verirken sonrasında kıtlık görülüyor. Diğer ape ve maymunlar için ise –Afrika’da evrimleştiklerinden- yiyecek her mevsimde bol. Bu nedenle onlarda sosyal alışkanlıklar daha kolay yayılmış.
o Güvenlik kaygısı
Kaygı yüksekse sosyallik de yüksek; kaygı düşükse sosyallik de düşük. Örn; orangutanlar ağaç tepelerinde yaşadığından onları avlayacak kadar büyük bir şey yok. Ancak Afrika savanlarındaki otçullar sürü halinde dolaşır.
o Çevrenin fiziksel zorluklarıyla baş edebilme yeteneği (örn; soğuk, aerodinamik güçlükler-göç eden kuşlar rüzgarın, atmosferin direnciyle karşılaşıyor- vs.)
Bazı Asya maymunlarında sosyallik, sırf güvenlik nedeniyle-geceleri ısınabilmek için- gelişmiş. Göç etmeyen kuşlar, göç edenler kadar sosyal değil.
Hominidler (atalarımız) neden sosyaldi?
• Hominidler, Australopithecus’lardan beri son 4 milyon yıldır açık alanlarda yaşadı; çünkü yaşam alanı jungle iken artık savanlara dönüşmüştü. Bu nedenle yırtıcılara av olma riski yüksektir.
• Hominidlerin diyeti diğer ape ve maymunlardan çok daha fazla hayvan avına dayanıyordu. Beraberce avlanmak da daha avantajlıydı. Tek başına yakalayamadığı hayvanları avlayabilme imkânı veriyordu.
• Hominidlerin beslenme alanları dağınık ama zengin bölgeler halinde dağılmış idi. Bulması zor ama bulunca paylaşılabilecek kadar zengindi. (hele kalori harcanmayan bir ortamsa bencilliğin âlemi yok)
• Hominidler aynı türden komşuları tarafından tehdit ediliyordu ve bu en büyük tehditti. Agresif erkekler dişilere saldırıyordu, dişinin kendi geninden yavru yapmasını sağlamak istiyorlardı. Böylece ilk olarak dişi koalisyonları kurulduğu düşünülüyor. Dişiler, kendilerini koruyacak erkekler arıyor çünkü erkekler daha iri ve daha ağır. Goril ve şempanzelerde ilk olarak böyle başladığı düşünülüyor. Yani aslında kendi türlerine karşı savunmak için sosyallik başlamış olmalı. SAVAŞ da buradan çıkmış olabilir.
Sosyal olmak bu gibi etkenlere bağlı,belgesellerden gözlemleyerek bile bu sonuca varabilirsin.
Ahlak da
bir başkasının varlığı ile zaman içinde oluşan bir değer.
Alıntı:
katı bir red ediş vardır biz kesinlikden bahsederiz ama sadece bahsederiz yaşam veya gerçek ne ise kendi yolundan akar gider bir döngü ile döner yine akar...
örneklemelerimiz ise bize zaten ta baştan öğretilenler, peki bilinçimiz nerede sıkışıp kaldı da sürekli bir tekrardan ibaret söylem ve algılarımızla mevcut olanı aşmak yada aşamamak
|
klasik anlatımın dışına çıkamama sebebi olaylara gerçekçi yaklaşmam ve makalelere dayandırmaktan (makaleler belli bir standartta yazılmak zorunda.times new roman 12 punto

) kaynaklanıyor olabilir.(ya da yetersizimdir dili kullanmada,aşamamışımdır

)
Bilimsel bir gerçeği de duyguları katarak anlatamam ki…