|
Gerek ahlak gereksede acıma ile ilgili tanımlamalarınızda ; ki bu genelde sürekli yapılan bir algılamadır: kelimeleri bağlı oldukları yerlerinden sıyırarak çıplaklaştırıyorsunuz. dışarı taşmak diye söylediğim bu idi.
duygular olmadan insan her hangi tanımlama yapabilirmi. en duygusuz olan hatta seri katil olanların veya en vahşi canlıları motive eden duygularıdır. bir bilinç varsa duyguların bilinç sahibi olduğu analitiğide var eden motive eden etkenin duygular olduğunu düşünüyorum kısaca bu sadece benim şu anki yazımsallığımdan dır eksik ve bir sürü laf işte....
katı bir red ediş vardır biz kesinlikden bahsederiz ama sadece bahsederiz yaşam veya gerçek ne ise kendi yolundan akar gider bir döngü ile döner yine akar...
örneklemelerimiz ise bize zaten ta baştan öğretilenler, peki bilinçimiz nerede sıkışıp kaldı da sürekli bir tekrardan ibaret söylem ve algılarımızla mevcut olanı aşmak yada aşamamak
her olumsuzluğun nedeninin kapitalist sisteme yada emperyal sisteme bağlamak hep tuhaf gelir bene. saçmalayarak şu anki enerjimi bırakıp kaçayım.
vicdan en temel toplumsal yaşamın ve eko sistemin sağlığı için kodlanan bir duygudur güdüdür. tüm diğer sosyal olma siyasallaşma ile oluşan iktidar temelli erkek karakterli tanımlar yani güncel ahlak ve davranış biçimlerini besleyen vicdandır. vicdan olmadan ne ahlak nede sürü olarak yaşamak mümkün olmazdı sanırım. evrimsel döngü felan filan işte.
boşverin gitsin en iyisi
|