Konu: Mekkâr
Tekil Mesaj gösterimi
  #2 (permalink)  
Alt 31-01-2010, 20:50
Sis - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sis Sis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
chaotic neutral
 
Üyelik Tarihi: 26-01-2010
Mesajlar: 92
Takma Yüzlerinizi Tırmalayın, Masumiyet Eviriyorum


(Sallama bir notanın içinde dönüp duruyorum,
yüzüme bakamıyorsunuz,
yüzüm
ee?)


Leş gibi kokmamak için, midenizi kremleyin! Diyorlardı.
Başta akıl erdiremedim bu gereksiz ve bir o kadar saçma talimata, hatta güldüm, karnımdaki çorak iklimlerden, henüz olmamış meyveler çalarak... Çoraplarınızı çıkartın! Ayaklarınıza fön çekin. Yoksa karnınız ağrır.
Deli güneş var tepemde, saçlarım ıslak... Saçlarım duşakabinin olağan çıkıntısında, bir kıvırcık saçak!
Oturuyorum... Oturduğum yer sağır bir duvarın kustuğu, utanmaz ve bir o kadar da ağır sır. Yüzüme bakıyorum bileğimdeki aynadan. Bileğimdeki kırmızı aynadan, yüzüme! Rengini, sıkılmışlığına borçlu olan kitapkurdu damarlarımdan, ellerime...

Tüm çatlakları sayacağım üşenmesem ama beş dakikam var kül öğütmek için...

Burada, geniş bahçeli olurdu evler ve tek fırıncımıza büyük bir minnet duyardı semt sakinleri. Büyük bir saygı. Ta ki yumurtaları ve bahçelerinin ilgi çekici sefaletine şahitlik edene kadar. Yapılan her şeyin, hiçlikten ibaret olduğuna örnek olabilecek ender günlerden birinde... Cereyan yapsın diye, alkolsüz derilerimizin açık kalan mekânları.
Vallahi boşa çalmadı hiçbiri, cinnetin kapısını. Dediler ki; Cennete açılan ilk kapı! Herkes, hayatında en az bir kere kölesi olmalı azgın bir cinin...

Yok devenin nalı!

Eyersiz bir at gibiyim içimin çiftliğinde, gazlı sargı bezleriyle kumanda ediyorlar yönlerimi, bakışlarım hayra alamet değilmiş. Kimliğimi ikiye bölüp, arasına kekik dökeceklermiş, ortadan kaybolmamam durumunda. Yok, Yoka dayanan bir çayır ağzında yeşil kusuyorum, yeşil!
Diyorlar ki yine; narkozu fazla vermişler. Duyuyorum. Şapşallar!

Tek sebebi bu mu?
Kör müsünüz?
Dakika yoksunu musunuz?

Yağmurun içine kreatin atılmış aşım, içime inen, iliklerimdeki fazla soğukluğa! Güce.
Hah tam oldu şimdi!
Nevaleymişim ben. Gülmezmişim, kafamı sallamazmışım Manowar dinlerken. Sap gibi durur, dudaklarımı üşütürmüşüm, pembe karanfillerden bir tutam beyaz üfürür, pencereleri ıslatırmışım.
Tadına varmak bir şeyin, iki resmi ilaca... İki şahibeli tekmile ıstır. Noktayı koymayı unutursan anlam değişir ama. İki olgunun bahşettiği zevk, tenin başka rengine ziyarettir!
Tebessüm, tebessüm... Bunu ben, masum görünmek için yapmadım!
Etrafımdakileri algılarından soyup, ar damarlarından, rüyalarına kadar baltalar, şuursuzca öldürürken!
Hiç masum değildim. Olamazdım.

Tuhaf...

Onlar hâlâ, nefeslerine gasp ettiğimin farkında bile değil!



D'Sis Özdemir


Yok bir ruh
bu ağaçların arasında
Ve ben
bilmiyorum nereye gittiğimi

Octavio Paz





Zarındışındakikadın

Alıntı ile Cevapla