Alıntı:
firari´isimli arızadan alıntı
Pek tabii ki, yoksa ciddi mi sandınız? Niye ciddiye alırlar ki zaten bu adamı, hiç anlamıyorum.
Hangi tarihten bahsediyorsunuz? Doğru dürüst tarihte ne demek, doğru dürüst tarihin kıstasları nelerdir? Aydın olmanın ölçütü nedir, doğru dürüst tarih birikimi mi? Buna nasıl karar veriyorsunuz, adamın tarih bilgilerini kendinizce sınayarak mı? Hepsinden geçtim ‘cesur’ kelimesinden ne anlıyorsunuz tam olarak, öğrenebilir miyim?
Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Kişinin rütbe-i aklı görünür eserlerinde. Bilmem anlatabildim mi? 
|
Cesaret, tebrik edilmesi gereken bir özelliktir, herhangi bir cinayette bile Ama bu cinayet işinde başarılı olunursa tebrik edersin, yok olmazsa yuhalarsın. Benim gözümde cesaret böyle bir şey: İnsanı rezil de eder, yüceltir de.
Ahmet Altan kendisini rezil ediyor. Açıkçası, ben sizin cesur kelimenizden çok
"aydın" kelimenize takılıyorum, bu sıfatı herkese aşure dağıtır gibi dağıtamazsınız!
Madem çok ısrar ediyorsunuz, şunu da söyleyeyim, Ahmet Altan; ırkçı kişiliğin dik alâsıdır... Yazdığı yazılarda eşitlikten bahsederken, bir tarafın hakkını vermek için diğerinin hakkını elinden aldığını görürsünüz. Hiçbir dayanağı yok, tek bir tarihi inceliyor, tek bir tarihe göre hazırlanıyor. Bunun neresi doğru? Tarafsız olmadıkça bunu başarmanız ne mümkün... Okuduğunuz her şeyi, biraz da gözlüklerinizi çıkartarak okumayı deneyin.
"...Siz toprağıma attığınız tohumlarla, ancak çamurları doyurabilirsiniz."
Rütbe-i akıl

Ne diyeyim yahu... İnsan, aydınlarından belli olur. Benim için bu tartışma bitti burada (: