Alıntı:
seina´isimli arızadan alıntı
bir de,tokadı yedikten sonra 'şuraya da vur' diyen kadın gördünüz mü hiç?
|
Aslında bir şey söyleyeyim mi?
Türk kadınları genelde eski geleneğe göre yetişmiş olanlar (çünkü yeni nesil geleneklerini kendisi yazıyor gibi.(!)) sokak ortasında kocalarından dayak yerken, onu ayırmaya çalışanlara çantasıyla dalarlar ya da en yakındaki polisi çağırıp şikayet ederler ama kocasını değil, onu kurtarmaya çalışan vatandaşı. Şimdi bu "şuraya da vur" demek değil de nedir?
Pısırıklık kimse istemez. Herkes ayrı bir birey sonuçta ve hür iradeye sahip. Düşüncelerini açıkça ifade eden, sırf sevdiği öyle diyor diye ona hak vermeyen, onun da hatalarını görebilen ve mantıklı bir dille açıklayabilen, zeki ve nazik erkekler her zaman çok daha caziptir. (Bir de az konuşan) Şiddet ve maçoluk, ağırlığını ortaya koymak vs bunlar yaş işler... Bir erkek "şu eteği giyme" dediği zaman, o kıskandığını ifade etse ya da seni düşündüğü için böyle bir şeyi istediğini söylese de (ve itiraz ettiğinde tepkisini sert şekilde ortaya koysa), onun kararlarına müdahale etmesine izin vermiş oluyorsun. Bu yanlış bir şey, Bu onun gücü değil. Bu senin zayıflığın olur.
Eğer erkeğin gücü kadını zayıf düşürecekse, kalsın efendim. Hiç olmadı şu açıdan bakalım, kendi kararlarından emin olmayan ve çok çabuk vazgeçen bi' hatunu ne yapacak bu şiddet yanlısı erkekler? Onları zaten hiç anlamıyorum.