Gece Sesleri...
her adımını sorguladım senin...
hiçbir adımımı sorgulayarak atmadım...
önünde yaşadım adımlarımın.
varacağım bir ütopya yoktu.
duracağım bir durak yoktu.
hep eksik hissettim kendimi...hep eksik tuttum kendimi, birşeylerin ardından gitmek için.
iyi bir insan olmak için doğduğuma inandırıldım...iyilik denen saçmalığın kurallarını kendi ...
tanrılarıyla örmüştü uygarlık.
geç mi erken mi fark ettim bilmiyorum,ama bu köhnemiş ve içinde yaşadığım için
utandığım...
uygarlığın köküne kötülük dökmek için koyu bir yalnızlığı göze almak lazım sanırım.
ve benim gibi yalnız olmaktan hoşlanan bir yalnızlar çetesi kurmalıyım.
sadece gece yaşamak için.
kırmak...
dökmek...
yakmak...
ve parçalamak için...
kapısında alevler içinde yanan ve alevleri perdelerinde yankılanan arabasını düşündüğünde bir
burjuvanın...
karısının içinden dışarı fırlamasını düşlüyorum.
eylemlerde copunu kullanmaktan yorulmuş bir aynasızın yorgunluğunu gidereceği evinin...
yerinde yellerin esmesini düşlüyorum.
taksim meydanında dört kutsal kitabı yakmak ve küllerine sıçmak istiyorum.
belki beş gün yaşarım...
ama en azından adam gibi bir beş gün.
bütün pencereleri kırmış içimdeki çocuğun mutluluğuyla yaslarım başımı ölüm denen fahişenin...
memelerine.
arkamdan birşeyler demek isteyenler olabilir.
yerin altından sunturlu bir osuruktan başka birşey duyamayacaklar benden.
|