yazı 'evrimsel psikolojinin' ta kendisidir.
~ Natür-Nurtür-Kültür Ortasındaki İnsanın Varoluşuna ve Hastalığına Sinirbilimsel Bir Bakış ~
istersen bu siteden bütün makaleyi okuyabilirsin.sufizm ya da tasavvufla ilgili değil yazı.
Psikoloji: Emosyon Ve İnsan Davranışlarının Evrimi benzer yazı bu sitede de mevcut.Aynı yazı cerrahpaşa tıp fakültesindede mevcut
http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/62/6223.pdf
içerisinde fazlaca terimsel kelime olduğu için tamamını paylaşmadım.ama tüm makaleyi okumanızı tavsiye ederim.
eğer bunlar değilse senin,saygın bilim kuruluşlarıyla neyi kastettiğini anlayamadım.
sen kendinden geçmeyi nasıl tanımlıyorsun peki.bilimsel bir açıklaman var mı?bu yazıda beyindeki aktive olan merkezlerden bahsetmiş ve bunlar arasında filogenetik hafızanın bulunduğu yer de var.
bu yazıyı paylaşma sebebim aslında bazı davranışlarımızın evrimsel kökenli olduğu ve kuşaktan kuşağa aktarıldığını anlatmaktı.buna sebep olan da tabi ki 'beyin'
Alıntı:
Temel davranışsal özelliklerimiz daha döllenme sırasında belirleniyor. Evrimsel
psikologların iddia ettikleri nihaî-esas sebep [ultrimate causation] düşünüldüğünde neredeyse
bir alınyazısı söz konusu. İyi de, her şeyi buna indirgeyebilir
miyiz? Jerry Fodor’un belirttiği gibi, bu beyinde de belli davranışların yürütüldüğü
özel amaçlı işlevsel sinirsel ağlar, yâni zihinsel modüller var. Hâttâ Chomsky’nin lisanla ilgili
olarak ortaya koyduğu “lisan iktisap aygıtı” [LAN: language acquisition device] ve David
Marr’ın ortaya koyduğu özel görerek tanıma yeteneği insan türüne özgüdür. Karşılıklı
diğerkâmlık [reciprocal altruism], baskın heteroseksüel sistem, toplumsal hiyerarşi ve
mertebeleşme, canlının kendi cinsini veya kendisini barındıranı tanımasını sağlayan doğal
eylem [imprinting], bağlanma sistemi [attachment system] gibi arketipal davranış stratejileri
ise evrimsel skalada yükseldikçe rastlanan davranış örüntüleridir. Ama donanımda
yüklü olan bu stratejilerin faâliyete geçebilmesi için öğrenme, eğitim gerekiyor.
|
aynı yazıdan bir bölüm...