Birazda ben size sorayım

bu uzay boşluğunun anlamı nedir? nereye kadar gidiyor? içindekilerin anlamı nedir? olmasımı gerekıyordu? olması yada olmaması ne kadar mantıklı ? mantıklı yada mantıksızsa hangi mantık standartına göre? Bir daha hayata geleceğine inanıyormusun? Veya şu an yaşadığın hayatın bedensel yada ruhsal olarak senden önce yaşayan insanlara ait olduğunu yada kısmen ait olduğunu düşünüyormusun? Öldükten sonra toprakdan partikül şeklinde başka şeylere karışcağının şu an bilincinde olsanda o zaman olabilecekmisin? Yaratıcı dışında gerçekten de bir umut bulabiliyormusun? Yaratıcı olgusu dışında insanı karamsarlığa düşmekten kurtabilecek mantıksal bir yol düşünüp hayal edebilirmisin? Ölüm gün gibi oratada iken bunun haricinde neyi umut edebilirsin? Umut edebilmeyi umut etmek bile imkansızdır aslında. Eğer Tanrı yoksa geriye ne kaldı? Ben sen onlar bunlar şunlar ne anlamı kaldı, hiç bir şeyin önemi yada güzelliği kalmaz, kalamaz, artık kurallar da kalmaz ne kuralı kimin kuralı ne göre kuralı? Hayat mı ne hayatı hangi hayat ölümlü hayatmı ne kadar güzel ve iyi bir standartda yaşayabilsende günün belli her saniye ölüyorsun. Sonsuz boşlukta meydana gelmiş küçük minnacık bir canlısın kıvranıp duran sezar olsan büyük iskender olsan cengizhan olsan traş. Sadece ölecek ve biteceksin hepsi bu

ve bir zaman gelecek kesinlikle unutulucaksın ki o zamana kadar da unutulmaman senin için bir şey ifade edemeyecek ölü olduğun için bilinç söz konusu değil. Yani yaratıcı olgusu dışında hadi öbür tarafı geçtim bu dünyada bile yaşarken seni bu karamsarlıkları düşünmeye sevkedecek düşüncelerden kurtulmak imkansız. Çünkü aklın tam başında ve uyanıksın ve aklın üstüne düşen en temel görevi kendi istemin dışında bile yapar onun en büyük amacı: kendi varlığının yok olmasını böyle kendi gözleri ile bakarak seyretmek olmayacaktır, bütün meselesi buna karşıdır resmen kıvranacaktır can çekişen bir hayvan gibi. Kaçınılmaz sonu çok emin şekilde öngörebildiği için daha şimdiden her geçen saniyenin onu ölüme götürdüğünün bilincinde olacak ve bundan kurtulmanın imkansız olduğunu bildiği halde yok olacak olanın kendi varlığı olması sorunsalı onda büyük bir çatışmaya dönüşecektir. Her ikisininde bilincinde olmak ve yinede bir yol bulmaya çalışmaktan daha zor bir şey istesede düşünemez. Yazılarımı okuyan insanlar lütfen yanlış anlamasın böyle gelişi güzel ve basitçe dile getirdiğim için hem zamanım az hemde sadece tanrılı ve tanrısız hayatımın anlık pskolojilerine göredir. Cümleler çok sıradan kelimeler özensiz biçimde sıralandırılmış olabilir ancak hepsi son derece samimidir. Tek umudum neyi ifade etmeye çalıştığımın az da olsa anlaşılmasıdır.