Tekil Mesaj gösterimi
  #16 (permalink)  
Alt 16-10-2009, 03:27
pandaVSkoaLa pandaVSkoaLa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-07-2009
Mesajlar: 117
Öncelikle şunu belirteyim şimdi bir şeyin bütününü göremeden o şeyin tam olarak tarifi bile yapılamaz kaldı ki o bahsedilen bütünlüğün içinde meyadan gelmiş bir reaksiyonu açıklamaya kalkışalım. Ancak insanlar somut kavramlar itibarı ile sadece bu tanım için yinede bir isim bile vermişler ama ismi bile çok ilginç aynı zamanda da nasıl bir şeyi ifade etmeye çalışma çabaları adına oldukça başarılı, bunun adı uzay yani anlam itibarı ile uzayan ve uzayıp giden dibi başı belli olmayan somut bir gerçeklik. Uzayboşluğu densede aslında sadece bir boşlukdan ibaret değil en azından kendi gerçekliğimiz adına içinde bir şeyler barındırdığı çok ortada. Sorunun cevabına gelince 2 ihtimalden biri olduğu kesin gibi. Ya tam tarif edildiği gibi evvelsiz ve sonsuz bir yaratıcı tarafından meydana getirilmiş yada sadece sadece yaratıcı çıkarılarak sadece onun tarif edilişi yani evvelsiz ve sonsuz bir ortamdan ibarettir. Benim mantığım şu noktaya kadar bundan ötesini alamıyor zaten geriye alacak birşeyde kalmıyor. Evvelsiz ve sonsuz kendisi gibi dibi başıda belli değil, süreçleride belli değil ancak sadece bir yaratıcı tarafından yaratılmış olması değilse bing bang gibi bir olayın pek önemide kalmıyor çünkü o sadece bir zamanda yaşanmış daha önceki olayların bir sonucunu ifade ediyor. Yani bing bangın kendisinden önce onun meydana gelmesini sağlayacak şartlar bir şekilde oluştu ee bir şeylerin oluşması için kendisini oluşturabilecek başka şeyler olması gerekir ifade etmeye çalıştığım şey somut gerçekliklerdir. Hiç bir şey yaratıcı kudreti dışında bir anda yokdan varolamaz bu tamamen mantık dışıdır. Yani ya yaratıldı yada hep süre gelen bir sebep sonuç ilişkileri içersinde bu noktalara gelindi. Şu andaki bilimsel çalışmalar ışığında bunlar ıspatlanamaz ancak sonuç bakımından düşünürsek bu 2 ihtimalden başka birşey çıkmaz. Ömrün boyuna oturup mantıklı düşünsen ki ömrün buna yetmez ve habirede hep doğruyu bulsan bu süreçler hakkında sonsuz olduğu için sırrına eremezsin. Her 2 ihtimalde de sonunu göremezsin en çok merak edileni bilemezsin, sırrına kesinlikle eremezsin ister tanrı olsun ister kendiliğinden olsun bulacağın şeyler hep açılım açılım olacaktır. İster en büyüğüne bak uzaya doğru ister en küçüğüne doğru bak atomuna ve atom altı parçacıklarına bak devamlı yeni şeyler bulsanda aslında her bulduğun ya son sandığın şey sana yeni yollar açacak ve kafanda bu işleri düşünmene ve kovalamana sebep olan merak duygusunun dahada artmasına sebep olacaktır. Bunu sana aslında şöyle ifade edeyim zorluğunu sunabilmek adına; Uzayın sonsuz boşluğu gibi sürüp gider, zamanın sadece bizim ortaya çıkardığımız bu zaman kavramının anlamsızlığı gibi zaman dıye bir şey bile yok aslında devamlı sürüp giden birşey için zaman kavramı çok anlamsız olduğu için. Bütün bunlar nasıl yok olabilirki patlasa çatlasa en fazla gaz yada sıvır olur en fazla molleküllerine yada partiküllerine ayrılır ama genede bir şekilde bu boşluklarda onlarda var olurlar. Aklının daha doğrusu senin hayal gücünün sonsuzluğu gibi her ne kadar hayal gücü bir düşünce olsada bir düşüncede bir enerji olsa da bunun sonu yoktur. Ama bir şeyden çok eminim bütün bu uzay kendiliğinden hiç yokdan yere tesadüfen var olamamıştır olması kesinlikle imkansızdır mantık dışıdır. Eğer bunun tersi ise ben zır deliyim Ya yaratılmıştır yada henüz algılayıp tanımlayamadığımız bir biçimde evvelsiz sonsuz bir sebep sonuç ilişkilerinin zincirlemesidir, hep gelen, hep giden ve gidecek olan bir yerdir. Ancak bu söylemler felsefiktir yinede insanoğlu merak eder ve sadece merakı için yoluna devam eder. Değişim çok hızlı çok uzun değil bundan 15 yıl evel bizlere maddenin en küçük yapı taşının atom olduğu öğretildi ve içinde elektron ,nötron ve çekirdeğin olduğu ancak bugun öyle olmadığı ortada. Bir atomu futbol sahası büyüklüğünde görüp sahanın tam ortasında sadece bir bezelye tanesi kadar olduğu söylenen yeni parçacıklardan bahsediyorlar çok değil o bezelye tanesini de bir golf sahasına çevirip içinden yeni bezelyeleride çıkarırlar ancak dediğim gibi bezelye açılımlarının sonu gelmez Uzay gibi bize göre olan zaman gibi yada hayal gücü gibi hep uzayıp gider. Yaratıcı olgusu dışında ölüncede sırrına ermemiz ımkansız bir sey çünkü hayyamın da dediği gibi bugun beynın bütünü yerindeyken eremedin yarın toprağa karışıp parçalarına ayrışıncamı ereceksin. Gerçekten de bing bangın neden nasıl meydana geldiği tam olarak bir gün öğrenilse bile bu çok şey ifade etmez bütün gerçekliği öğrenebilme ve anlayabilme adına, bana göre bu olmuşsa bile sonsuz süreçlerin sıradan bir parçasıdır dıyebilirim. İnsanın asıl merakı ve amacı bütün bulmacayı tamamlamaktır ancak bu öyle zor ve imkansız bir şeyki bulmaca kavramının kendisi bile ifade ettiği yada ifade ettirdiği anlamlar bakımından çok sönükden öte anlamsız kalır.
Alıntı ile Cevapla