Tekil Mesaj gösterimi
  #103 (permalink)  
Alt 09-10-2009, 01:27
NEXUX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
NEXUX NEXUX isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2009
Mesajlar: 99
Alıntı:
non serviam´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Anarşizmin iktisadi değerlendirmesi aç ve özgür bir toplum sonucuna götürmez. Günümüz iktisat bilimi başlıca üç ekonomi politikasından bahseder: Sosyalist(Kumanda) ekonomi, karma ekonomi ve kapitalist yani piyasa ekonomisi. Bunlar arasında en vahşi olanı kapitalist ekonomidir. Diğer iktisat politikaları ile kıyaslarsak ki sosyalist ekonomi politikası uygulayan ve bütün ambargolara rağmen dünyanın en yüksek yaşam kalitesine sahip ülkelerden birisinin Küba olduğunu hatırlatmaya gerek yok sanırım. Küba’da gelir dağılımı adil, okuma yazma oranı yüzde yüz, eğitim, sağlık, spor ve kültür hizmetleri ücretsizdir. Tabi ki cennet diyemeyiz, iktidarının insanlarına getirdiği yasaklar vesaire eleştirilebilir ancak uygulanan sert ambargolara rağmen geldiği nokta önemlidir.
Küba konusunda çok yanılıyorsunuz, Küba'da sağlık dahil her konuda rüşvet ve bir çok zorlukların döndüğü bir cennet içinde cehennem diyebiliriz. Okuduğunuz her şeye inanmayın, büyük propoganda çarklarının bir sonucundan başka bir şey yok. Küba sadece acı çeken insanların yaşadığı ve kapitalizmin gerçekten hüküm sürdüğü ülkelerden biri.
Kanada Örneği dünyanın en kaliteli standartlarından biri için en ideal örnektir.



Alıntı:
sangre´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Ben bu konunun da ekonomik bazda ele alınmasından yanayım..

Daha önceden ''Para''nın hayatımızda olup olmaması konusunda tartışmıştım.. Bana cevap veren arkadaşın önermelerinin tutarlı olduğunu görünce önce şaşırmıştım, sonra kendisine hak vermiştim.

Anarşist (Komünist) bir ekonominin tanımının iyi yapılması gerekiyor.. Yoksa, tüm bu -otoritenin reddi, özgürlük- gibi ütopik yaklaşımlar havada kalır.. Aç ve sefalet içinde yaşayan bir insan neslinin aynı zamanda özgür olması, şu anki durumumuza göre pek tercih edilebilir bir yaklaşım olarak görülmüyor sanırım.

Bahsi geçen önermelerden bir kaçı;

''-X üretim faktörü, Y üretim alanı yerine Z üretim alanında değerlendiriliyor; aynı anda söz konusu olabilecek tüm üretim olanaklılıklarını değerlendirebilmek için, sınırlı bir kaynağa sahibiz. Yani bir mal yerine, bir diğerini üretiyoruz.

-Her bir farklı sektörde, sermaye/emek yoğunluğu oranı farklı bir biçimde tezahür ediyor. Bir ekonomide, sınırlı sayıda sermaye/emek faktörünü, tüm sektörler arasında, olası en verimli şekilde dağıtabilmek için, olağanüstü büyüklükte bir enformasyonu derleyip, bir araya getirmek gerekiyor.

Bütün bu enformasyon yığını, milyonlarca bireyin his, beceri, istek, arzularına yayılmış, gevşek bir bütün oluşturuyor. Arz-talep ve fiyat mekanizmaları, tüm bu enformatif faktörleri, kantitatif bir değişken üzerinden (para) ifade edebiliyor.

Soru: Paranın olmadığı bir ekonomide, tüm bu enformatif değerler, olası en verimli bir biçimde nasıl değerlendirilecek?''

Anarşistlerin, bu konuya da mantıklı yanıtlar vermesi gerekiyor.
Alıntı:
delibasozi´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Konuya devam etme isteği içerisinde anarşizmin bende çağrıştırdığı anlamın kısaca "otoritesizlik" ve dünyada da şu an için onlarca otorite varken bunun yolunun devrimlerden-kaoslardan geçmesi de bir parçasıdır. Bence kandan evvel bilinçlerin bu kaosa uğraması, çayını çorbasını içip muhabbet ettikten sonra etkilenmesi daha mantıklı ve daha doğrudur.


Sevgili sangre; güzel bir konuya parmak bastığını söylemeliyim. Başka bir başlık altında daha detaylı bir şekilde tartışmanın daha faydalı olacğaına inanarak senin soruna dönmek istiyorum:

"Soru: Paranın olmadığı bir ekonomide, tüm bu enformatif değerler, olası en verimli bir biçimde nasıl değerlendirilecek?''

Baştan söyleyeyim, çok fazla bilgim yok; ekonomiden zerre anlamam. Ancak ekonominin "dünyadaki kısıtlı(?) kaynakların 'sınırsız insan ihtiyaçları(?)' üretim-paylaşım-tüketim dengesi" olduğunu (Okulda bir kez gittiğim ekonomi dersinden) bilirim. Tabi ekonomi ilminin kabul ettiği "kısıtlı kaynaklar"ın kısıtlı oldup olmadığını; olabilip olabilemeyeceğini sorguladığımızda ekonominin yanıldığını-yanılacağını; ve uydurduğu arz-talep dengelerinden "para" ve "mülkiyet" gibi icatlarına kadar bunların ne kadar yersiz ve saçma olacağını görebiliriz; görmeliyiz. Nitekim gördük, görüyoruz, yaşıyoruz. Gelecekte ya da en azından günümüzün arzulanan-tahayyül edilen dünyalarındaki yaşamın bu sorunları halletmiş olarak ilerlediğini biliyoruz. Komünizm, anarko-komünizm, sendikal ya da kolektivist komünizm, sosyalizm ve benzer ütopyalarda/gerçekleşmişlerinde; toplum halinden birey haline kadar tüketimi karşılayan ve dengeli dağıtılmış-paylaşılmış bir üretim düzeni vardır/kabul edilir.

Mevzubahis durumun ötesine düşünsel olarak geçtik; sangre'nin sergilediği gibi özel durumlarla da karşılaştık. Günümüzün açlığını ve sefilliğini de yine paylaşım sorunu ile birlikte ortadan kaldırdık -ki bunun için ekonomi saçmalığının bile ortadan kalkmasına gerek yoktur, bir kaç ayar yeter heralde . Gelin görün ki, sınırsız kabul ettiğimiz kaynaklarda bir sınırlama oldu. Petrol bitti ya da kuraklık başladı ve 5-10 yıl ya da (daha) uzun(kuraklık içinki süresini bilmiyorum) sürdü. Bunun üstesinden gelmek için ne olabilir??

Paylaşım sorununun hallolması iradeli kullanımı getirecektir, getirmelidir. Küçük pürüzleri ortadan kaldırmak bu yolla kolay olabilir. Kaynakların kullanımında da endüstri mühendislerinin, malzeme mühendislerinin, istatisyenlerin, ve sair onca bilim adamının günümüzünkinden daha mantıklı bir işe yarayabileceği gerçeği önümüze gelecektir herhalde. Bunun başka yolları daha vardır ancak bu platformda bu yolları benden daha çok bilenlerin olduğuna inanıyorum. He yine de illa ki aşılması güç sorunlar doğacaksa benim bildiğim şudur: "İnsanlar ihtiyaçlarına göre çevrelerinde-dünyalarında değişim ve gelişim göstermiştir; gelecekte/hayal ettiğimiz dünyada da ne olursa olsun gösterecektir."

Umarım doğru biliyorumdur. Esen kalın
Sevgili Sangre ve delibasozi bu başlığa en yakışan yaklaşımı getirmiş.

İnsan türünün bilinçsel ve evrimsel olarak gelişmeden "anarşist felsefe" olgusunu pratiğe dökmesi günümüz şartlarında ve kalitesinde imkansız görünüyor.
Alıntı ile Cevapla