Alıntı:
non serviam´isimli arızadan alıntı
Laflara bak ya! Senin bu yaptığın seviyesizlik, terbiyesizlik, yobazlık, belki de hayvanlıktır. Rahatladın mı? 
|
Valla ben çok rahatım da sen rahatladın mı onu sormak lazım.
Alıntı:
|
Ne bok yerseniz yiyin de benim sırtıma yüklemeye kalkmayın, çok fena aşağılarım inancınızı.
|
Aşağılayacağın kadar aşağıladın zaten ve istediğin kadar aşağıla, küfret, hepsi geri dönüp bulur seni, hiç merak etme.
Alıntı:
|
Bir kere acıyacak değil, acınacak pozisyondasın. Kaçıksın; kafanda tanrılar dünyası kuran, kurduklarına inanan ve kendini onlara karşı saçma sapan eylemlerle vazifelendiren bir kaçıksın.
|
Evet bu dediklerini yapıyorum ve düşünemeyeceğin kadar gururluyum bu eylemlerim için. Hayatta bir amacım var. Hayatın sonu için beklentilerim var, ha sizin dediğiniz gibi cehennem-cennet olmasa bile -ki var- dinimin bana dünyada kazandırdıkları yeter. Ben rahatım. Dünyaya Müslüman olarak geldiğim içinse şükrediyorum, herkes farkedemiyor çünkü ve ben her şeyin çoktan farkına varmış insanların eline doğduğum için mutluyum, çok mutluyum.
Alıntı:
|
Allah yok, cennet yok, cehennem yok, şeytan yok. Daha önemlisi bunların varlığına dair en ufak bir iz, işaret, hissiyat yok.
|
İşte fark burada.
Fark, aklını kullanan ve kullanmayan arasında.
Allah'ın varlığına dair en ufak bir iz bulamadıysan hala, hayatı bomboş ve akılsızca yaşamışsın.
Evrendeki mükemmel uyumun farkında değil misin?
Pat diye mi oluştu her şey?
Mesela insan vücudunun mükemmeliyeti hakkında hiç mi yazı okumadın?
150.000 km kılcal damar 1.5 m’ye sığdırılmış. Çok ilginç ve zor değil mi sence de? Pat diye oluşsaydı dünya, hiçbir ilah olmadan, bu kadar dikkat edilir miydi ve bu kadar uyum içinde olur muydu her şey? Bence kesinlikle hayır.
Dünya ile Güneş arasındaki mesafe tam insanın yaşamasına uygun bir ortam sağlıyor, bundan haberin var mı peki?
Birdenbire oluşunca her şey, bu denge de tesadüfen mi sağlanmış?
Hayır mutlaka bunları yöneten biri olmalı.
Bütün insanların parmak izlerinin farklı olması da bir mükemmeliyet değil mi peki sence?
Bunlar en basit örnekleri benim savunduğum düşüncenin.
Peki nedir bizi yaratan, ya da nasıl oluştuk biz? Maddenin aklı mı var ya da aniden milyonlarca yeni madde oluşturabilme gücü? Neye dayanıyorsun sen ateizmi savunurken? "Ben hiçbir şeye inanmıyorum." demek saçmalığın daniskasıdır. Hiçbir yaratıcının olmadığına inanıyorsan, bizim nasıl meydana geldiğimizi de açıklamak zorundasın. İşte o açıklamayı yapamazsan gerçekten götünden uydurmuş olursun bütün bu söylediklerini.
Ayrıca; ateizm dediğin kavram, dünya yaşamına da ters düşüyor, fark edemiyorsundur sen ama. Bu söylediklerin ne demek biliyor musun; bakkaldan aldığın ekmeğin veya mağazadan aldığın gömleğin birdenbire, tesadüfen oluştuğunu düşünmek demektir. Halbuki herkes bilir; bu maddelerin bir yaratıcısı vardır. Fırıncı ekmek yapar, fabrika çalışanları gömlek üretir.. gibi.
Dünyanın sonu ve cennet-cehennem gibi kavramlarınsa kanıtı çok basit. Dünya oluştuğundan bu yana veya sen dünyaya geldiğinden bu yana pek çok değişiklik oluyor etrafında değil mi? Küresel ısınma, suların azalması, kainatın sürekli genişlemesi gibi olaylar, yavaş yavaş sona doğru gittiğimizi göstermiyor mu? Evren sonsuz olsaydı eğer, bu değişikliklerin hiçbiri olmazdı ve her şey olduğu yerde kalırdı. Maddenin termodinamik kanunuysa bunu bilimsel açıdan da gayet mantıklı bir biçimde destekler. "Her şey kararlı bir dengeye doğru akar." der bu kanun. Her şeyin bir sonu olduğunu mu anlatmaya çalışıyor acaba? Anlayabildin mi? Sanmıyorum ama neyse devam edelim.
Bu duruma daha sosyal bir yönden bakarsak, sen hiç başın sıkıştığında tam ihtiyacın olan bir durum, kişi, madde.. ile karşılaşmadın mı? Örneğin evde yiyecek yemeğin yokken komşu elinde bir tabak çorbayla kapını çalmadı mı hiç? Ya da moralinin bozuk olduğu bir anda en çok ihtiyacın olan insanla karşılaşmadın mı? Eminim olmuştur bunlar. Hiç kimsenin hayatının tamamı şanssızlıklarla dolu olamaz. Böyle durumlarda da “götünüzden ilah uydurmayın” felsefesini mi savunuyorsun? Ne veya kim getiriyor sana bu yardımları? Hem de tam ihtiyacın olduğu anda.. İşte burada da varlığını belli ediyor Allah. İster kabul et ister etme.
Alıntı:
|
Sorgulamaksızın seçimlerde bulunduğunu sanan sen gibiler ise şurada yamuluyorsunuz; siz bir tercih falan yapmadınız. Tercih, bireyin hür iradesiyle alternatifleri değerlendirmesidir. Sizin böyle bir seçiminiz olmadı. Doğuştan müslüman yaftası yedirilip zihniniz köreltildi, köleleştirildi, düşünme yetileriniz elinizden alındı ve bu inanışa tabi kılındınız. Kendine dışarıdan bakma yetisine sahip olmadığın için göremiyorsun ama acınası bir haldesin hem de inandığın saçmalıkları, inanışındaki komiklikleri, absürdlükleri göremeyecek kadar.
|
Yukarıda da söylediğim gibi, ben Müslüman doğduğum için şükrediyorum ve inancı sağlam olan diğer Müslümanlar da eminim bunun için şükrediyordur. Senin o saçmalık, absürdlük, komiklik dediğin şeyler ise her aklıma geldiğinde "iyi ki inanıyorum" dememi sağlayan şeyler. Ben kendime dışarıdan baksam ne düşünürüm bilmiyorum ama sen kendine dışarıdan baksan emin ol pişman olursun. Hala hiçbir şeyi fark edemediğin için pişman olursun. Çünkü gördüğün her şeyde; belki de farkındalıklarının artmasını sağlayacak şeylerde inançsızlığını kullanıyorsun. Eminim aklının bir köşesinde "Ya varsa?" sorusu var ama sen her seferinde bastırıyorsun bu soruyu. İnancına sığınacağına inançsızlığına sığınmışsın. İlah olmadığının tek bir sağlam kanıtı bile yokken, bana kalırsa, bomboş geçiriyorsun ömrünü.
Alıntı:
|
Tanrının varlığdan değil, yokluğundan bahsediyoruz. Varlığından bahsediyorsan bize kanıt sunması gereken sen oluyorsun.
|
Yokluk için daha fazla kanıt gerekir... Unutma.
Ve son olarak, evet ben kaçığım. Bir şeyleri fark edebilmek kaçıklıksa eğer, kaçığım ve bununla gurur duyuyorum.
Baş baş.