|
brecht'çiliğin doruklarındandır bana göre ki çok sağlam bir kurguya ve yapıya sahiptir seyirciyi alabildiğine yabancılaştır,düşünmemiz gerektiğinin üzerinde uzunca durur.Seçtiği dönem(fransız devrimi sonrası napolyon döneminde fansız devrimi de sade tarafından sergilenir) etkileri dolayısıyla seyirciyi modern hayat üzerine düşünmeye yorum yapmaya adeta zorlar.Zamanla serbestçe oynar.Setiği karakterler devrimin aşırı uçlarıdır(jean paul marat,jean jaques roux ve tabiiedepsizliğin prensi marki de sade) böylece hiçbiiyle özdeşleşemezsiniz.Ahlak ve onur üzerine uzun tiradlar,katarsisler,deus ex machinalar yoktur saf tartışmalar,kaos ve bir anlam arayan insanlar vardır devrim üzerinden yüzlece konuya değinilir,dokunulur bir yandanda alttan alta bonaparte fransasının hali de gösterilir.Peter brook tarafından hem orijinal oyuna deli gibi sadık kalınıp hem de sinemanın "büyüsünün" beraberce nasıl varolabileceğini gösteren çok sağlam bir filmi de vardır.Orjinal ismi hayvanidir ve ingilizcesi şöyledir:
"The Persecution and Assassination of Jean-Paul Marat as Performed by the Inmates of the Asylum at Charenton Under the Direction of the Marquis de Sade"
almanca yazılmıştır pete weiss tarafından türkiyede çeşitli defalar sahnelenmiş müthiş oyundur kısacası
|