agnostik...
"Kişiliğimizi demek ne kadar doğru olur bilmiyorum belki o anki ruh halimiz dememiz daha uygun olur"
bu başlığa verilen ilk cevap... son derece başarılı bir tespit... konunun kapandığı an...
alchemy...
"Evet, önce bu tip genellemelerle süper bilinmeyenlere ışık tuttuklarını zanneder bir takım (?) bilimadamları... Ondan sonra sen de gider gider genellersin ve adeta linçin eşiğinden dönersin, herkes üzerine saldırıp birer istisna olduğunu haykırır...
Klasik müzik severler dışadönük, cazseverler ise içe dönükmüş demek... Valla ben ne desem boş şimdi, ne de olsa bilimsel (!) olmayacak di mi, önce bir "anlamlı" popülasyon sayısı (n) bulup onun üzerinde bir "intravert- extravert vs. klasik-caz" çaprazlaması yapmak lazım. Valla benim o kadar tanıdığım ya da bulabileceğim kişi yok, anket formu da oluşturmadım... Ama içimden bu ibareye bir adet "külliyen yalan'" diye savurdum bile. Ben içedönüğüm bi kere... 
Artı üstteki arkadaşa da katılıyorum, o İboyu sormuş, ben de Fado ile Flamenco'yu sorsam acaba bu bilimadamları ekose kumaşa konan bukalemuna falan mı dönerlerdi...?
Hastayım sahiden ben bu psikologlara... Eğer elimde bilimsel araştırma imkanı falan olsaydı, psikiyatristlere nazaran psikologların içine garkolduğu aşağılık kompleksi ve de hezeyan katsayısı diye bişey falan tespit etmeye çalışırdım
Başka bilinmeyen alan kalmamış insan denen muamma mekanizmada demek, bak sen..."
bu da başka bir cevap... araştırmanın gereksizliğinin açıklaması ve insanları bir kez daha sınıflandırmaya kalkan zihniyete bir tokat...
bıraksınlar da canımız o an ne istiyorsa onu dinleyelim... bunu dinlersem acaba şu olurmuyum? karakterim değişir mi? imajım zedelenir mi diye düşünmeden... an meselesi... ruh hali... en nefret etiği müziği bile bir an gelir dinler insan ve hoşlanabilir de... kime ne?