Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 12-07-2009, 01:51
osmankadir24 osmankadir24 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 25-07-2008
Nerden: otoritenin olmadigi bir yerde
Yaş: 22
Mesajlar: 53
Standart Tanrı'nın Doğum Günü

buRAK özDEMİR - Tanrının DoÄŸum Günü başlangıcı bu

BU ADAM ESKİDEN ATEİSTTİ AMA FİKİRLERİ DEĞİŞTİ ŞARTLANMAYALIM AŞIRI DİNCİLER VEYA AŞIRI ATEİST OLMAYALIM

Röportajı
Nihal Gürsoy

–Şaşkınlığınız, heyecanınız kitaba geçmiş zaten. Okurken o enerji hissediliyor. Kitabı açık bir şuurla mı yazdınız?



buRAK özDEMİR

– Kendim de yazı saatim gelinceye kadar heyecanla bekliyordum. Acaba bu gece neler öğreneceğim diye? Kitabı akşamları yazıyordum. Yazarken zihnim hiç devre dışı kalmadı. Zihnim tam olarak yerindeydi, öyle trans halinde falan değildim. Açık bir şuurla yazıyordum. Ses, beni de işin içine katıyor, araştırmalar yaptırıyor, olayın dışında kalmama izin vermiyordu.



Nihal Gürsoy

–Kitap, bizim okuduğumuz sıralama ile mi geldi? Yoksa sonradan mı düzenlediniz?



buRAK özDEMİR

– Kitap, birbirinden tamamen kopuk bir biçimde, cümle cümle, paragraf paragraf geldi ve beni hazırlık safhasında en çok uğraştıran tüm bu bilgileri bir kurgu ve yumuşak bir akış içerisine sokmak oldu. Bu bilgilerin belli bir akış içinde olabilmesi için hepsine hakim olmak gerekiyordu ve öyle çok bilgi vardı ki zekamın limitlerinin duvarlarına dokunduğumu hissettim. Sanıyorum beynimin %100’üne erdim o günlerde. Şimdi her zamanki yerine, yüzde beşler seviyesine geri dönmüş durumdayım : )



Nihal Gürsoy

– Ne kadar sürdü kitaba başlamanız ile bitirmeniz arasındaki süre?



buRAK özDEMİR

- 2006 Ocak ayında başladım,

ağustos ayının birinci veya ikinci günü teslim ettim.

Daha sonra askere gittim.

7 ay boyunca akşam sekiz gibi

bilgisayara oturuyor,

sabah yediye kadar çalışıyordum.

19 Ekim’de Kadir gecesinin

gündüzünde kitap piyasaya çıktı.

Zamanlamayı ben değil dağıtımcılar belirledi.

Mistik anlamlar yükleyerek değil,

tamamen sevkiyat,

piyasa koşulları gibi dünyevi parametreler

19 Ekim’i işaret etmiş.

Kadir gecesi’nin bir ayın,

İslam’ın kutsal rakamı olan 19’una geldiğini

ve de Tanrı’nın doğum günü’nün

böyle kutsal bir günde piyasaya çıktığını

ben askerde öğrendim.

İtiraf edeyim,

gözyaşları süzüldü gözlerimden.

Son iki yıldır dilimden düşürmediğim

sloganımı tekrar ettim:

Ben bütün bunları hak edecek ne yaptım?



Nihal Gürsoy

– Neredeyse yaşamınızın tümü kitabı yazmaya hazırlanarak geçmiş, çok uzun bir süreç bu, kitap piyasaya çıktıktan sonra eminim pek çok kimseyi etkiledi yine de şunu sormak istiyorum sizce bu kitap misyonunu tam olarak yerine getirebilecek mi? İslam’ın ve Tanrı’nın imajını değiştirebilecek mi?



buRAK özDEMİR

– Bundan hiç şüpheniz olmasın. Bu konudaki tüm olumlu ve olumsuz tutumları karşılamaya hazırım. Kitabı okumayan ama hakkında duyumlar almış bazı kişilerden şöyle eleştiriler duyuyorum.

“Sen kendini ne sanıyorsun?

Kendini peygamber mi zannediyorsun?” gibi…

Bunlar hiç sürpriz değil. Bunlardan rahatsız olmuyorum. Saygıyla da karşılıyorum. Ürkek güvercinler gibiler. Zamanla bana güvenmek için ellerinde çok geçerli sebepleri olacak. Ben bütün insanların bana güveneceğini ve seveceğini adım gibi biliyorum. Hiçbir zaman bir parti kurup, insanlardan oy istemeyeceğim. Bir holding kurup insanlardan para toplamayacağım. Bir cemaat kurup, insanları etrafımda ruhsal tutsaklar haline de getirmeyeceğim.

Etrafımda hiç görmediğim,

tanımadığım ama Tanrı’nın doğum günü’ne

büyük bir sevgiyle bağlı insanlardan kurulu

bir çember oluşuyor.

Ve ben genişleyen bu çemberin

güvenini zedeleyecek hiçbir şey yapmayacağım.

Buna hayatım üzerine yemin ederim.

Ben tek bir şey yapacağım:

Yazmak.

Zamanı gelince de konuşmaya başlayacağım ki,

konuşmak konusunda yazmaktan daha iyiyimdir.

Evet ben

dünyadaki İslam imajını değiştirecek kişiyim.

Bu zor görev bana yüklenmiş,

ama aynı zamanda da bu zafer bana kısmet edilmiş.

Neden sen demeyin,

çünkü gerçekten ben de bilmiyorum.

İnsanlar benim durumumu

istedikleri gibi adlandırabilirler.

Deli yada kahraman…

Delirmiş derlerse alçalmıyorum,

kahramansın dediklerinde yükselmediğim gibi.

Ben ne olduğumu biliyorum

ve önemli olan da bu.

Kişisel olarak elimden geldiğince

geri planda kalmak istiyorum.

Şu aşamada ben de dahil herkes sessiz olmalı,

Dona ile milyonlarca “Ben” başbaşa kalmalı.

Tek isteğim bu.

Ben hiçbir şeyim.

Ama bu kitap herşey…



Bir kitap

gerçekten dünyayı değiştirebilir mi?

Kitaptaki “Ben”in dediği gibi;

Ben deli değilim.

Fazla sınırsız düşünüyorum sadece…
Alıntı ile Cevapla