Tekil Mesaj gösterimi
  #28 (permalink)  
Alt 05-07-2009, 22:08
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,734
Alıntı:
İyi ya, "kurumsal yetkilerle donatılan ebeveynin yediği haltlara" güzel birer örnek senin bu dediklerinin hepsi...
Bir kısmı değildi, şu inatçı kız ve annesi gibi. Anne 40lı yaşlarda, boşanmış, tek başına hayatta dura biri. Hoş, bakımlı, yaşamı seven bir kadın. Gençliğinde asiymiş, abilerinden az çekmemiş, gezip tozması sorun olmuş zaman zaman vs. O da haklı, yaşayamadıklarını yaşamak istiyor, ama yaşadıkları ne kadar tutarlı/mantık/sağlıklı? Meşhul... Aileden kurtulmuş, kendi evine taşınmış; ama hep birilerine/daha doğrusu bir erkeğe bağımlı yaşamış. Tutkulu kadın da, sevdi mi yaşatıyor erkeğini Sevdikleri adam değil, hep yamukları seçmiş o ayrı Kızı da kendisi gibi; annesinden de asi/inatçı/dediğim dedik. Annesinden farkı, mesleksiz, kendi ayakları üzerinde duramıyor henüz. İnadı ona bir çocuğa ve sınırlanan/hapsolan hayatına mal olmuş. O da yalnız başına, aynen annesi gibi erkeklere bağımlı/tutkulu; ama onun da tercihler meçhul. Çok uyarmışlar, okutmak istemişler,''gel, efendi dur; okursun, meslek sahibi olursun''demişler... O da kendi yolunu çizmiş; şimdi kendi de pişman... Aileleri de öyle zorba cinsinden insanlar değil, hatta ortalamanın üstünde rahatlar da.

Alıntı:
Bunu hem toplum hem de kurumun kendi dinamikleri dayatıyor.

Ne kadar "o şekilde bir anne" olmasam da, tıpkı senin dediğin gibi, bir yerde "nihayetinde bir anne" olmak zorunda kalırım çocuğum için. Çünkü o, çizilen sınırlarda rahat eder. Ama bir şartı var tabi: çizdiğim sınır onun gelişimine izin verecek kadar gevşek, dağılmasını önleyecek kadar da sıkı olmalı... Tabi bunu yazması çok kolay, buyrun gelin uygulayın sıkıyorsa...

Evet, çok zor ebeveyn olmak. Hatta ebeveyn olmayan kişilerin bazı konularda eksik kalmış olma ihtimalini de hep getirir bana.

Ama toplumsal roller? Yook... Kusura bakma(yın) o konuda hiç hemfikir değilim.
Rollerden kastım, çocuğunun seni model almasaydı. Alacaktır da, bundan doğal bir şey olamaz
Alıntı:
Bunun "kolaycılığı" karşısında, o dediğiniz bir şeyler bence o kadar da zor falan değil... Özellikle de erkekler açısından. Çünkü, kusura bakmayın ama, dünyada her sabah traş olmak, 18 ay askerlik yapmaktan daha daha zor şeyler de var.
Emin ol okadar basit değil... Tamam, daha özgürüz;daha rahatız, ama bunun da bir bedeli var...
Alıntı:
Ayrıca bu geleneksel baskıları onlar üzerinde yeniden yeniden üretecek kadını baş tacı eden ve bağımsız kadından korkup ona ilk o "orospu" damgasını basan da YİNE o erkekler. Bu konuda sana katılmam genel itibarı ile imkansız.
''o erkekler'' dediğini de ''kadınlar''ın yetiştirdiğini biliyosun değil mi? Doğuda görev yapan arkadaşlarım var: Baba kızının okula gitmesini, anneyse evde kalmasını istiyor; hem de istisna falan değil... Çok şaşırmıştım, nedenini sorduğumda: Annenin kızının geleceği üzerinden kendini garantiye aldığını söylemişti. Kız ilerde okuyup ''haşarılık'' ettiğinde ilk sorumlu tutulacak anneymiş çünkü Beri yandan; birçok ailede ''babalık'' figürü ''sözde'' bir otoritedir, evin gerçek sorumlusu ''anne''dir. Kadın kimliği sanıldığı kadar da altta/pasif değil, gizil bir iktidarı var erkek üzerinde. Kendi annemden biliyorum, 50 erkeğe bedel
Alıntı:
Konuyu toparlayacak olursam: aile çocuk gelişimini gerçek anlamda 1. sıraya almadığı sürece faşizan ve baskıcı bir kurumdur, ve binlerce yıllık pratik bana bunu söyler. Bunu ben yırttım evet...
Aferin sana

Alıntı:
Boşanarak yırttım ama ben arkadaşım, boşanarak Evliliği, yani klişe aileyi oluşturdum, yaşadım, yaşattım ve de baktım ki olmuyor ve de olamayacak, Yıktım. Şimdi "başka" bir aile versiyonu deniyorum... Bakalım bu ne olacak? Bilmiyorum ,
İlkeli/tutarlı bir yaşam sürebildiğin ölçüde iyi olacaktır.
Alıntı:
10 yıla kalmaz semeresi kendini belli eder... Göreceğim.
O da senin gibi asi olacaktır; on sene sonra sana kafa tutmaya başlar Anasına bak, kızını al demişler


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Alıntı ile Cevapla